Ankara Radyosu’nda müdürler, şefler

İlk günlerden bu tarafa – Yüzü gülmedi – Şu bizim kızı okutuverin – Kozanoğlu’nun günahı yok – Müzik şeflerini rahat bırakalım

Bu radyonun, Yenişehir’de o küçücük evde ilk açıldığı günleri bilirim. Bu binada geçen senelerin sonunda edebî şahsiyetler hakkında verdiğim konferanslar, solistlere bir kaç ay güfte dersi vermem 1939-1940 yılında askere gidene kadar yeni radyo binasında yaptığım diksiyon, fonetik hocalığı sıralarında, ondan sonraki 1950’ye kadar süren seneler içinde de aynı radyoda çeşitli vesilelerle bulunuşum dolayısıyla, onun müdür ve müzik şefleri bakımından geçirdiği safhaları iyi bilirim. Bu radyoya, şahsi kanaatime göre müzik hakkında bir aydının sezgisi dışında, fazla fikri olmayan Vedat Nedim Tör ile Mesut Cemil Tel, zamanından gayri hiç bir müdür zamanında gülmek müyesser almamıştır. 

Vedat Nedim Tör‘ün başarı sağlamasındaki en büyük âmil san’atın her dalında az çok bilgili ve sezgili olması, memleketin bütün seçilmiş kıymetlerini radyonun başında toplamasıdır. Onun ikinci büyük avantajı da, Mesut Cemil gibi Türk ve Batı müziğini nefsinde toplamış olan bir müzik şefine malik olmasıdır. Her ikisi de yakın dostlarım bulunan bu kıymetlerde sanat ve kalite daima ön planda gelmiş, her türlü baskılara karşı mukavemetleri sarsılmamıştır. Bugün olduğu gibi o zamanlar da “Şu bizim kızı okutuver..”, “Gönderdiğim çocuğu mikrofona çıkarıverin..” gibi tesirler ve nüfuz gösterileri yapılmış, fakat Mesut, idareci, sempatik zekâsı ile bu himayelerin daima hakkından gelmiştir. Bundan sonra Ankara Radyosu’nda hususiyle Türk müziği git gide kalitesini kaybetmiş, Mesut Cemil Tel‘in müdürlüğü zamanında kaydettiği seviye üstünlüğünü bir daha bulamamıştır. 

Bugünkü hali:

Bugün Ankara Radyosu’nun hali bazı bakımlardan tenkidi ve sitemi icap ettirecek durumdadır. Bir defa halen müdürsüzdür. Münir Müeyyet Bekman‘ın müdür olduğu yazıldı ise de, halen eski temsil yayınları şefliği odasında oturması, Ruşen Kam dostumun vazifesi başında sık sık bulunması bir tereddüt uyandırmaktadır. Ruşen Kam’ın müdürlüğü zamanında bir hayli acı tenkitlerime hedef olan Cevdet Kozanoğlu‘nun yaptığım tetkikler sonunda kusursuz olduğunu sevinerek öğrenmiş bulunuyorum. Türkiye’de teknik manada yegâne udi olan bu eski muhterem hoca, resmen müzik şefi dahi değildir. Zevkine, isteğine rağmen, hususiyle asker saatlerinde okuyan düm tek vurmaktan dahi mahrum kimselerin vebali daha çok radyo idaresinin ve hiç olmazsa müzik şef muavininin muhiti dışında bulunanların sırtındadır. Bunların kim olduğunu öğrenmek mümkün olsaydı, gözümü kırpmadan aramızdaki sevgi münasebetleri ne olursa olsun, kalemimi o tarafa tevcih edeceğimizi bilenler bilir. Bu arada Cevdet Kozanoğlu‘nun şahsi titizliği ile kurulmuş olan fasıllar bütün samimiyetle söyleyim fevkalâdedir. İstanbul Radyosu’ndakilerin fevkinde bir himmet ve titizlikle hazırlanan bu fasıllar için; eski tenkitlerimle incinmiş olması muhtemel olan Kozanoğlu’nu candan tebrik ederim.

Bizce radyolarımızda Türk ve Batı müziği bakımından tutulacak yolların tek kurtarıcısı, resmi makamların ve alâkalı üst otoritelerin müzik işlerine burunlarını sokmamalarıdır. Bir ferdin, tutmadığı sevmediği bir zatı vekil görmesi, katlanılmaz şey değildir. fakat, hiç kimse zevkini hırpalayan sesleri radyosundan dinlemeye tahammül edemez. Son defa Ankara’da iken, bir ahbabın evinde idim. Öğle yemeği sırasında Ankara Radyosu’nda, asker yerini beğenmiş gibi bağırmaz mı? Acayip sesler çakırır mı size? Ev halkının teessürleri arasında, bu böğürtüyü çıkaran gençle ilgisi olduğunu saklamayan bir züppe bayan telefonla Kozanoğlu’nu aradı. Çocuğu övdü. Böyle değerli kimseleri okuttuğu için Kozanoğlu’nu iyice bir yağladı. 

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir Denizli horozunun ne zamanları okuyacağını sordu. Ama yazık ki telefonu aldığı cevap üzerine şırak kadar elinden bıraktı. Aldığı cevap bir şamardan beterdi. Hoca demişti ki: “Eğer bu kadar beğenmişseniz evinizde okutun efendim! Bu adam bir daha radyonun kapısından giremeyecektir.”

Müzik şeflerini, kuvvet alacakları kıymetler, heyetlerle takviye etmek ve rahat bırakmak mesele budur. 


Şardağ, R. (1953, Mayıs 18). İzahlı Radyo Programları ve Güfteleri / Ankara Radyosunda Müdürler Şefler. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın