Övelim

Hayıflananlar var: «Nedir Fransa’nın bu politik keşmekeşi! Bir haftayı geçiyor, hâlâ Fransa’da kabine kurulamıyor» diyorlar. Değil biz de, İngiliz gazeteleri ve halk efkârında dahi bir acayip dudak büküş. İngilizceyi iyi bilen bir dostum müstakil «Economist»de okumuş, uzun bir makalenin başlığı şu: «Fransaya ne oluyor?» Tek parti idaresinde uzun yıllar kalmış olmamızın neticesi hâlâ bizde de feci bir intibaksızlık var. Adetâ Fransa namı hesabına üzüntü içindeyiz. Halbuki onlar için işin fevkalâde bir tarafı olmasa gerek. Mesele şu: Degaul’cülere soruyorlar: Buyurun hükümetin başına! Önce «Bir düşüneyim» cevabı. Sonra red: «Hayır!» Fransa’nın bir kaç kalıba gire gire tavlanan çok sevdiğim radikallerin­den Raynaud’ye teklif ediyorlar: Buyurun hükümete! Fakat meclis bu sefer programını tutmuyor ve hep böyle sırasıyla devam eden iktidar ikramlarına rağbet ve iltifat yok.

Daha 18. asırda, fikir hürriyetinin cihana güneşini yayan, fikren dost olduğum bu Demokrasi düşmez kalkmazı, hürriyetin bu yaman hovardası için günlük olay­lar kadar tabiî olan şu hâdiselere şaşmamıza şaşarım. On gündür hükümetsiz kalan bu memlekette, hükümet yoktur ama carî kanunlara göre hukukî hükümranlığı olan bir devlet vardır; onun otoritesi mükemmel bir şekilde işler. Bu hükümetsiz memlekette kasap rahatça dükka­nını açar, memur heyecansız gazetesini okur. Politikacı ise sadece otobüse binmek için sıra bekliyen vatandaşın duyduğu heyecan cinsinden bir heyecan yaşar, o kadar.

Başvekil beğenmeyen bir meclisin, hükümet başına geçmede nazlanan siyasî kıymetlerin bulunduğu bir ülkeye acıyacağımıza, bu halleri hâlâ tabiî karşılamayan kimseleri yadırgamalı değil miyiz?

Her kabiliyete iktidar kapısını açan bir memleketin adamsız kalması gibi bir tehlikeye düşmesi mümkün değildir. Hürriyetin yegâne memleketini övelim.


Şardağ, R. (1953, Haziran 9). Günübirlik/Övelim. Ege Ekspres, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın