Ankara’da eşlerinden feyz alan solistler

Müzehher’in buketi – Karakuş’tan gayrısı okuyamıyor – Kürdili değil, Kürdîli – Halil Aksoy gibi bir kocası olurdu…

Ankara Radyosu’nu bugünkü seanslarında şarkılar kısmında okuyacak olan Müzehher Güyer, Ankara’nın son iki yılda yetiştirip yurda sunduğu kıymetler arasındadır. Şüphe yok ki onun temiz ve pürüzsüz bir hançere ile sakin ve rahat okumasında eşi Ekrem Güyer‘in de büyük rolü vardır. Bu ciddî tavırlı sanatkârın, bugünkü 12.30 seansında Ruşen Kam, Cevdet Kozanoğlu ve Ömer Altuğ gibi üç kıymetli saz üstadının refakatiyle okuyacağı eserler arasında her zaman olduğu gibi klâsik çeşnide, ağır başlı bestelerden bir buket teşkil etmiş olmasına hayranım. Kolaya ve tembelliğe kaçan bazı solistlerimize, hatta ün yapmış solistlerimize mukabil, onun şu yerinde alâkası güzel bir jest değil mi? Bugün okuyacağı eserler arasında Rakım Hoca‘mızdan, Lem’i Atlı‘dan güzel besteler almakla beraber, bilhassa Zekâî Dede merhum ile Tahsin Karakuş‘un iki nefis eseri var. Zekâî Dede’nin Hüzzam eserinin sözlerini yazıyorum:

“Ey hüsn-i cemal aleme sen darb- ı meselsen
Aşıkları âşüfte eden nazlı meleksin
Yoktur şu cihanda sana faik ne güzelsin
Her sadre sezavâr olacak gonca dehensin”

Manası: 

“Ey yüzünün güzelliği alemde darb-ı mesel gibi dilden dile gezen sevgili! Sen âşıkları baştan çıkaran nazlı bir meleksin. Bakıyorum cihana; senden üstün olanının göremiyorum, en güzel sensin! Tıpkı dudaklarına benzeyen bir goncasın ki herkes lâyık görüp seni göğsüne takmak istiyor.”

Müzehher’in okuyacağı diğer şarkı Tahsin Karakuş‘un Kürdîlihicazkâr şarkısıdır. 

(Şunu hatırlatmak isterim: Radyolarımızda bir kaç istisnasıyla bütün anonslarda bu kelime, “Kürdilihicazkâr” diye telaffuz ediliyor, yanlıştır. Doğrusu Kürdîlihicazkâr’dır. Talihsizliğim bu kadar sükûnet içinde, böyle rahatça ve bu şekilde samimi olarak anlatan başka şarkımız olmadığını itiraf etmeliyim. Ama yazık ki Karakuş’un kendisinden gayri kimse bu eseri hakkı olan üslûbunu vererek okuyamıyor. Sözleri şudur: 

“Bir gün görmese seni gönlüm arar bınalır
Ne fena talihim var kimi sevsem el alır
Gider aşkın elimden bana hicranı kalır
Ne fena talihim var kimi sevsem el alır”

Yine bugün Ankara’da 21.15’te yavaş yavaş Müzeyyen’den kurtulup şahsi hüviyetine büründüğüne taktirle şahit olduğum temiz sesli kızlarımızdan Behiye Aksoy gibi münevver ve değerli sanatkâr olan bir kocası olur da hiç faydalanmaz mı? Şüphe yok ki faydalanır. Netekim Behiye Aksoy‘da da bunu görüyoruz. O da, Müzehher de eşlerinden feyzalmasını bilen kabiliyetli kızlarımızdandır. Bayan Aksoy’un okuyacağı şarkılar arasında Sadi Hoşses‘in bir Suzinâk şarkısı var. Bestekârı da diğer okuyanlar da bunu yanlış okuyorlar. Haydi, Ruşen Kam gibi edebiyat otoritesinin bulunduğu Ankara Radyosu’na bir hayrımız daha dokunsun. İlk mısra, programda da netekim yanlış yazılmış: “Ruz-i şeb kan ağlarım” değil, “gece ve gündüz kan ağlarım” manasına:

“Ruz ü şeb kan ağlarım”dır doğrusu. 


Şardağ, R. (1953, Haziran 10). Ankara’da eşlerinden feyz alan solistler. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın