Sarısözen neye gelmedi

Bu heyet, Halk türküleri okuyucularını imtihan edemez

Ankara ve İstanbul Radyoları Türk müziği şefleriyle İzmir Radyosu müzik şefinden mürekkep yetkili heyetin yapacağı alaturka dediğimiz Türk müziği koluna ait imtihanlar devam ederken, bugüne sakladığımız ve üzüntü duyduğumuz bir hususu hemen açıklayalım.

Yurt türkülerini Radyomuzda çalan okuyan veya bunun için heves duyanları kim imtihan edecek? Halk türkülerinin radyolarımızda uzun yıllardan beri üvey evlât muamelesi gördüğü bir vakıadır. Öteden beri teknik ve özelliklerinin birbirinden çok ayrı olduğu yurt türkü ve havalarının, bir kaç Türk müziği usulüne dayandığı; Düyek, Sofyan, nadiren de Aksak usûllerle hepsinin tasnif edilebileceği pek boş olarak, hatta fazlasıyla cahilâne olarak iddia edilebilir.

Alaturka’nın bir şark’ı, garb’ı, şimal’i, cenub’u yoktur; fakat halk türkülerimiz şimalde, Karadeniz’de değişken havalar gibi kıvrak, canlı ve oynaktır. Şarkta ve Güneydoğu’da uçsuz bozkırların, yaylaların derin melâli, cenubta en ağır ızdırap türküleri vardır. “Efendim, bunlar mahallî nağmelerdir” deyip geçemeyiz. Zira her bölge bu nağmelerle beraber musiki şeklini de getirmiştir. Maya en çok, cenubun malıdır. Bozlak ve uzun hava doğunun malıdır. Batı, Rumeli ve Trakya’ya doğru uzadıkça türkülerle dolar. Türkülerde mezur hâkimdir. Uzun havalar serbest avazları ihtiva eder.

Bütün bunlardan başka halk havalarında Alaturkada gördüğümüzden gayri bir düzen sistemi vardır. Üst tel, ortatel, sarıtel hep ayrı ayrı düzenlere vesile olur.

Bu kadar hususiyetleri olan bir sahaya girecek çocukları imtihan eden heyette hiç olmazsa Ankara Yurt Türküleri Korosu şefi Muzaffer Sarısözen bulunmalı değil miydi? Onun ayrılması mühim idiyse Radyo dairesi müdürü Refik Ahmet Bey’in ayrılması daha mı az mühimdi?

Radyolarımızda güfte dediğimiz şey; büyük bir cehalet içinde icra edilirken, yeni Ankara Radyosu Müdürü’nün giriştiği tasfiye hareketlerine bu bakımdan olsun iştirak edeceği bir sırada muhterem Refik Ahmet Bey, hiç bir vechile kendisini salâhiyetli görmeyeceğim bir imtihana karışmak ve jüri azası olmak üzere buraya geliyor da, Sarısözen veya Sadi Yaver ne diye gönderilmiyor?

Alyot dostum, Türk müziğinin klasik dalı için cidden salâhiyetli iki şahsı isabetle göndermiş olmakla beraber, halk türkülerinin imtihanına girecek olanları yetkisiz ellere tevdi etmiştir. Bu ise cidden üzülecek bir hâldir.


Şardağ, R. (1953, Haziran 20). Sarısözen neye gelmedi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.   


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın