Yorgan sefası

Gazetelerden öğrendiğimize göre Dışişleri Vekilimiz İran’la İngiltere’nin arasını bulmak üzere Tahran’a gidiyormuş. Bu gidişin bizce ehemmiyeti bir hayli büyüktür. Çünkü Türkiye’nin zeki hariciyecisinin, kadim medeniyetlerin en özlülerinden biri olan bu memlekette öğreneceği çok şeyler var. Şimdi siz sorabilirsiniz: “Acaba İran’a İngiliz Emperyalizmi ile mücadele edeyim derken Rus Bolşevizminin kucağına doğru atılmaktaki mânâsızlığı mı öğretecektir?”

Şüphe yok ki hayli mühim bir hizmet olurdu. Zira eski komşumuz ve dostumuz olan Acem ülkesi yağmurdan kaçarken doluya tutulmak istidadında gibi gözükmektedir. Fakat hocamızın öğreteceği bu olmasa gerek. “Ondan daha mühim olan şey nedir? İran hükümetinin, sonrasını düşünmeden mukabil iktisadi tedbirleri almadan giriştiği otarşik hareketlerle milletini parasızlık ve geçim zorluğuna yuvarlayabileceğini mi, otuz senedir durmadan çelikleşen bir mali iktidara rağmen, Türkiye’nin bile Osmanlı borçlarına rest çekemeyişi mi öğretilmeli, belletilmeli?”

O kanaatteyim ki okuyucularım, Şirazlı Hafız’ın Gül bahçelerinden pek acı rüzgârlar estiği şu sırada İran’a öğretilebilecek olan ehemmiyetli şey bunlar değildir. Bunlar olmadığı gibi, yurtlarını bir kaç parçaya bölen tefrikacılık da değildir. Hatta askerlerin siyasete karışması bile o kadar kale alınmamalı. Fakat Köprülü, bizce, bu dost memlekete tez elden yatak sefasını terk etmenin lüzumunu öğretmelidir. Bir milletin milletvekilleri, yataklarını Meclise serer, Kâşani resmi makamındaki karyolasından aşağı inmez, hükümet başkanı Musaddık ise, hükümeti ve İran’ı yorgan altından idareye kalkarsa felâket adındaki el, o milletin kapı tokmağına asılmış demektir. Benim bütün korkum, Türkiye Dışişleri Vekilinin Musaddık’ı, Kaşani’yi uykuda bulması ve bir ninni söylemekten başka yapacak iş bulamamasıdır.


 Şardağ, R. (1953, Haziran 21). Günübirlik/Yorgan sefası. Ege Ekspres, s. 2.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın