Dün gece Ankara Radyosu’nda birbiri peşi sıra Ömer Altuğ ile Necdet Varol’un birer bestesini dinledik. Okuyan da, Mustafa Sağyaşar’dı. Bu delikanlı, eğer çirkin sesler için bir müsabaka açılmış olsa, orada öyle sanıyorum ki ikinciliği falan alabilirdi. Ben eminim ki Kozanoğlu dostumuzun eleğinden geçseydi, bu acayip ve bet sesli çocuk mikrofona çıkmazdı.
Herneyse mesele bundan ziyade bizim Necdet Varol’un Şehnaz bestesinde: O ne faciaydı Allah’ım. Bizim bildiğimiz Ankara’da bir tetkik heyeti var repertuara mal edilecek eserleri okur ve tasdik eder. Nitekim naçiz eserlerim de dahil, hepsi bu heyetten geçiyor biliyorum. Bu şarkı acaba hiç mi heyetten geçmedi? Sağyaşar, sağ olsun malûm sesiyle İstanbul satıcılarının ağzına yaraşan bu bestenin hakkını verdi. Eser, önce bir inledi sonra uludu. Alafranga çeşnisi katmak hevesine kapılan genç ve değerli kanuni ne o, ne bu melez bir Şehnaz, şehnaz değil, şahbaz bir eser çıkarmış. Ermeni genci, bilirsiniz hani Müslüman olmaya karar verir, fakat tam dinini değiştireceği an ölür. Anası başında ağlarken şöyle hayıflanır:
«İsa’yı gücendirdin, Muhammed’e yaranamadın, Vay gidi ara yerde kalan Keragos’um!» Bunun gibi eser alafrangalaşma hevesine kapılarak, bestelenmiş bir felâket mahsulü idi. Bizde yapmacık bir gayretle alaturka gövdeye alafranga dallar aşılamak gayreti geçmiş yıllar için de de sık sık tekrarlanmış ve soğuk karşılanmıştır.
Tanınmış romancımız Halide Edip Adıvar’ın bundan kırk sene evvelki bir güftesini Robert Kolej’de Kenan Çobanları diye icra etmişler, eser, Varol’vari bir Frenk havası ile şark bozması imiş. Konserden sonra Celâl Esat Bey, Süleyman Nazif merhuma sormuş:
— Nasıl üstat!
— Rum Patriği teravih namazı kıldırıyor sandım.
Sayın Kozanoğlu! Ankara Radyosu’nda öyle sanıyorum ki beste yapmayan bir kişi kaldı: Kapıcı arkadaşım Rüştü Efendi. Bu bakımdan girişilecek yeni bir tasfiye hareketine muhtaç bulunuyoruz.
İzmir Radyosu’nun genç müdürü çok şükür bu bakımdan azamî hassasiyetle hareket ediyor. Beste yapmak anadan doğma bir kabiliyettir. Hem beste yapılmaz, kendi kendisini halk eder efendim.
Ankara’da ismi bence malûm tanınmış bir solist “Yahu senin falan bestenin sözlerine bayıldım. Ona müsaade et de bir de ben nihavent bir makam uydurayım.” demez mi?
Gayrısını insafına, takdirine bırakırım değerli Kozanoğlu.
Şardağ, R. (1953, Haziran 23). Necdet Varol’un şahbaz bestesi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

