Selânikli Ahmed’in esmeri
Reşat Aysu’yu kaybetmeseydik – Orhon’un hamlesi, Karahan’ın ezik ve tatlı sesi
Küçük ve şirin radyomuz Ankara’dan son gelen müdürünün gayret ve himmetiyle gelişmeler kaydederken, son üzücü hadise ile hemen bütün değerli çocuklarını kaybetmek tehlikesine maruz kalmıştı. Basın Yayın’ın yerinde alâkası ve genç müdürün iyi niyetiyle imtihanlar açılıp bu işte nihayetlenince neşriyat tekrar eski canlılığa kavuşmuştur.
Kısaca radyomuzun hareket kabiliyetine yeniden sahip olmuş bulunuyor. Kemanda bir değer olarak tanıdığım ve benim zamanımda bir türlü radyoya celbedemediğim Reşat Aysu‘yu yakın zamanlara kadar radyomuzda sevkle dinlerken, bu hoca ve icrakârdan mahrum bulunmamıza da üzülmekte olduğumu burada kaydetmek isterim.
Öte yandan genç müzik şefi Cüneyt Orhon‘un, oldum olasıya mahzun ve müşteki bir saz olan kemençesiyle, yalnız da kalsa, solo sazlarını hiç olmazsa çekip toparlayan sevindirici hamlelerine şahit oluruz.
Bugün radyomuzda saat 15.00’de Fikret Karahan okuyacak. Şahsen sesi taklit hissini uyandırmayan kimseleri beğendiğimi itiraf etmek isterim. Fikret de bunlardan biridir. Onun sesinde bir kısım dostların koma farkı bulmasına mukabil, ben, bir ses düşmesi değil pek seyrek olmaz üzere, hafif kaymaları kabul etmekte, fakat bunun hem Fikret’in sesi için bir tehlike olmadığı hem de bir gün giderilmesi mümkün olacağına inanmaktayım.
Onun, ezikliğinde ayrı bir tat bulunan hançeresinden bugün dinleyeceğiniz şarkılar cidden seçilmiş, güzel tertiplenmiş bir bukettir. Zaten repertuvarı bir hayli sağlam olan ve bir eseri notasından geçecek kadar sesleri tanıma melekesine sahip olan bu solistimiz bugünkü programında yine güzel şarkılar var.
Klarinet İbrahim Efendi‘nin Hüzzam şarkısı ile bilhassa Selânikli Ahmed Bey‘in Hüzzam şarkısı cidden şarkı külliyatımızın iki müstesna eseridir. İşte İbrahim Efendi‘nin şarkısının sözlerini en doğru şekli ile yazıyorum:
“Aşkın ezvak-ı visalinde yoktur emelim
Kalbim afetzede-i hicr ü mihendir güzelim
Gel seninle dem-i maziye tahassür edelim
Bilmedin kadrimi hiç geçti şebabet güzelim”
Manası: “Benim öyle yarin maddesine kavuşmak denen şeyle ilgim, arzum yok. Kalbim mihnet ve hicranın büyük felâketleri içine yuvarlanmıştır güzelim. Gel, seninle mazide geçen günleri analım. Gençliğim geçti ey güzel, ama sen kadrimi bilmedin.”
Fikret’in okuyacağı Hüzzam şarkılardan bir tanesi de Selânikli Ahmet Bey‘in eseridir. Güftesini yazalım:
“Sabrımı gamzelerin sihr ile târâç edeli
O güzel gözlerinin nuruna yandım ezeli
Acı, öldürme ki, kalbimde hayalin yaşasın
Yeter, ey gözleri sevda dolu esmer güzeli”
Manası: “Sevgilim, o baştan çıkarıcı bakışların müthiş çekicilik kuvvetiyle, sabrımı darmadağın edip yağmaya verdi. O günden beri güzel gözlerinin nuruna yandım. Bana acı! Hem beni nasıl öldürürsün ki, kalbimde hayalin yaşasın. Yeter, yaptıkların yeter, ey gözleri sevda dolu esmer güzeli!”
Şardağ, R. (1953, Temmuz 4). Radyomuzda hareket / Selânikli Ahmed’in Esmeri. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

