Cüneyt Orhon’un liyakati – Şükran Üreten ve Mefharet Atalay
Bugün İstanbul ve İzmir radyolarını açtığınız zaman, ayrı saatlerde seansları olan iki güzel sesli kızımızla karşılaşacaksınız.
İzmir’de saat 15.00’de okuyacak olan Şükran Üreten, radyomuzun benden sonra kazandığı kıymetler arasındadır. Kendi elimle alıp, Nureddin Ulueren‘in bir musiki mektebi halini alan evine bıraktığım bu zeki kızımız, kendisinde daha önceleri temel vazifesini görmek üzere mevcut bulunan bilgiyi bu irfan ve san’at lokalinde daha ilerletmiş, ancak, yeni radyo müdürünün ve eski müzik şefi Edip Erten‘in dikkatini çekerek seanslara alınmıştır. Kendisini bir seneye yaklaşan bir zamandan beri takip ettiğim halde hakkında en küçük bir kanaat ileri sürmeyişim, kimseyi taklit etmeyen, orijinal ve yeni bir ahenk taşımakta olan sesini zaman zaman idare edememesi, lüzumundan fazla ve mikrofondan taşıcı sesler çıkarmasındandır. Hatta bu kadar hususiyeti olan bir sesin sahibi nasıl oluyor da kendini idare edemiyor diye, hakkında aynı üzüntülü hissi taşıyan radyo müdürü ile de görüşmüştük. Kısa bir zaman, radyoyu, pek isabetsiz olarak terk eden kızımızın, alnının teri ile verdiği imtihanı müteakip tekrar seanslarına başlamasından memnunum. Ayrıca onun şu sert sesleri bırakmış olmasına da çok seviniyorum doğrusu. Kimsenin iyiliğinde veya kötülüğünde değil, iyinin, güzellik ve Hakk’ın tarafında olduğum için, işte beğenmediğim tarafını bırakmış olan Şükran Üreten‘den de sitayişle bahsediyorum. Onun bugün bize okuyacağı şarkılar arasında Kemani Reşat Bey‘in Semâî usûlünde, Nihavend bir şarkısı var. Güftesi şudur:
“Aşkınla ben ey nevcivan
Yanmaktayım daim heman
Naz eyleme gel mihriban
Pür-yâredir sine keman”
Güftesinin bütün soğuk ve kederli oluşuna mukabil, beste son derece oynak ve şakraktır. Bundan başka olarak okuyacağı güzel bir şarkı da, son zamanlarda musikimizde melodik bir çeşni yaratmış olan Dramalı Hasan Efendi‘nin eski, fakat sevimli, rahat ve çok yumuşak bir şarkısıdır. Meşhur, “Sana bilmem ki neden, doyamam, hiç doyamam” diye başlayan ve güftesini hemen hepinizin bildiği bir şarkı, Üreten de, insana hafif çıtırtılarla araladığınız dalların arasından geçerken iyice hissettiğiniz bahar sevincini duyuran bir ses hususiyeti var. Bu taze ve kıvrak sesin, yeni müzik şefinin değerli ilgisi ile, uygun şarkılara ve forma kavuşacağına eminim.
Çok değerli eşinden, Muzaffer Birtan‘dan ayrıldıktan sonra Mefharet Atalay olarak konserlerine devam eden bu kızımızı da bugün İstanbul Radyosu’nda 20.35’deki şarkılar seansında dinleyeceğiz.
Son İzmir konserinde İzmirlilerin yakından tanıyıp, sesine aşina olduğu bu çok duygulu kızımız Şükran Üreten‘imiz kadar hususi bir sese malik olmamakla beraber tipi gibi minyon bir sese sahiptir. O ince vücutta projektör gibi açılan iri siyah gözler nasıl bir renk oluyorsa, bu minyon sese de, bazen onu ölçülerin bile dışına taşıran son derece derin içlilik bir renk ve hususiyet katıyor. “Ah”larında, uzayıp giden tek heceli derin melodilerde bilhassa bu vasfa iyice şahit oluyoruz.
Şardağ, R. (1953, Temmuz 10). İki güzel ses. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

