Radyomuzda koral ahenk

Bir itiraf – Yeni şefin başarısı – Koral ahenk – Namdar Kasabalı – İmamı beklemeden – Bugünkü fasıl

Radyomuzda erkek ve kadınlar faslı adı altında ve ayrıca, bildiğimiz geleneğe uyularak yapılan fasıllarda son günlerde hissedilir bir gelişme olduğunu büyük bir haz ve saadet duygusu içinde itiraf etmek isterim. 

Evvelki gün, yani Cumartesi günü saat 18.00’de başlayıp 45 dakika devam eden erkekler korosundaki şarkılar ve dün akşam icra edilen ananevî fasıl musikisindeki Acemkürdî makamı öyle işlenmiş, seslerdeki ritmik dalgalanış öyle cazip ve zevk verici idi ki, hilâfsız, radyomuzda ilk defa ye’se düşmeden koral bir topluluğu dinlemek bahtiyarlığına eriştik. Naçiz şahsımdan sonra, geçen zamanları terakki yolunda güzelce istismar etmesini bilen radyo müdürünün, temin ettiği genç ve liyakatli müzik şefinin çok kısa zamanda elde ettiği başarı övülmeye değer. Öte yandan, bu şehrin namdar Kasabalı’sının nasıl hatırlamazsınız? 40 yıla yaklaşan hayatına, musikiden başka hiç bir şey karıştırmamış olan bu değerli meşkçi ve muallim için bu yaştan sonra gösterdiği sabırlı çalışma ve feragatli alâka cidden övülmeye değer. Bu arada evvelki günkü erkekler faslında tek bir sesin o da bir yerde, düzenli ve ahenkli sesler dizisini bozup öne atıldığına üzülerek şahit oldum. Gerçi imamdan evvel cemaatin kıyama kalkması manasına gelen bu gibi ferdî bozgunluk emareleri, İstanbul fasıllarında bile zaman zaman rastladığımız olaylardandır. Fakat gönül, İzmir’imizin kaderini İstanbul’dan daha ileride görmek için çırpınmaktadır. Elimizde inhina (eğilme) kabiliyeti olan değerli okuyucular var. Cüneyt gibi bu işleri tanzim edici bir değerli şef ve Mehmet Kasabalı adında tecrübesi fazla, çalışkan bir hoca var, neden İstanbul’dan daha lezzetli bir fasıl helvası yapmayalım? Benim iki günlük müşahedelerim, ümitlerimi takviye etmiş bulunuyor. 

Bugün radyo kadınlar topluluğundan Hicazkâr faslını dinleyeceksiniz. Güler Özgeçit, Şükran Üreten, Güzin Ergün Servet Candaş, Zehra Hoşkan vesaireden teşekkül eden bu gurup, size neler dinletecek, bunlar üzerinde de biraz duralım. İlk eser, Bolahenk Nuri Bey‘in musikimizde ibda mahsulü diyebileceğim Aksak Semai usûlündeki nefis eseridir. Güzel sözlerini okunan ve okunmayan mısralarıyla birlikte yazalım:

“Benim serv-i hıramanım benim sen nemden incindin

Terennüm…

Gönül tahtımda sultanım benim sen nemden incindin
Saadet burcuna mah-ı letafet mülkünün şahı
Kerim kıl söyle billâhi benim sen nemden incindin
Sîmin beden gonca dehen kurbanın olan incinme sen”

Manası: 

“Ey benim salınıp giden servi endamlı sevgilim, söyle, benim neyimden incindin? Saadet bir dağın en yüksek noktası mı; sen bu yerde parıldayan bir aysın. Bütün güzeller ve hoş olan şeyler bir ülkeye mi dolmuş; sen bu ülkede bir padişahsın. Lutfet, söyle, benim sen nemden incindin? Ey gümüş bedenlim, gül goncası ağızlım, kurbanın olayım, benden incinme!”

Yine bugünkü faslın en güzel şarkılarından biri de Tahir Ağa‘nın civelek şarkısıdır. Türk Aksağı usûlündeki bu cidden nefis şarkının da sözlerini yazalım:

“Gönlümü bir tıfl-ı dilbaz
Eyledi kendine hemraz
Misli yok bir şuh-i mümtaz
Hüsnü serta bekadem naz

Aman aman kaşlar keman
Hüsnü serta bekadem naz”

Manası:

“Gönlümü, gönül avlayıcı bir yavru, kendine sırdaş eyledi… Bu öyle benzeri yok ve seçkin bir oynak güzel ki güzel vücudu başından topuklarına kadar sadece nazdan ibaret.”


Şardağ, R. (1953, Temmuz 13). Radyomuzda koral ahenk. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.     


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın