Cibali karakolu

Bu satırları yazarken, o repertuvarında bir değişiklik yaptı mı bilmiyorum, fakat ben, hâlâ ifadesi alınmak üzere sıra bekleyen bir sanık gibi, o karakolda düşünce, endişe terleri dökerek nöbet beklemekteyim. Onu komiser üniforması altında dolaplar çeviren bir mürtekip halinde görenlerden bir kısmı kahkahaları arasında söyleniyordu: “Canım polis böyle teşhirde haksız değil mi?”

Bir defa vodvilde ciddi bir meselenin muhakemesine girişmek, içki masasında izhar edilen her öpüşmeyi ebedî dostluk mukavelesi zannetmek kadar safça bir hareket olur. Öte yandan Muammer’i rolüne büründüğü şahsın karakteri içinde mütalâa etmek de karakter tiyatrosu seyrine çıktığımızı sanmak gibi bilgisizce girişilmiş bir harekettir. O bir tip olmaya, kendine bir sıfat bulmaya her ne kadar mecbursa da bu tipte mıhlanıp kalmaya da o kadar mecburdur. Bir lâftır edilmiş “Cibali Karakolu” diye. Bir sıfattır uydurulmuş, komiser Zoka diye. Fakat işi neden teke müşahhasa irca ediyoruz? Cibali Karakolu cemiyetimizin gününü hikâye eder. İçinde yaşadığımız zaman, şartlar, çeşit çeşit insanlar, akideler, hoş ve nâhoş taraflarımız gelip gelip Cibali Karakolu’nun süzgecinde elenir. Tiyatroya dekor için mi gidersiniz? Ya öyle ise Muammer’e Cibali Karakolu için neden gidiyor sunuz? Komiser şimdi vurguncu, şimdi mürteci, şimdi inkılâpçı, şimdi namus heykeli, şimdi faziletsiz, şimdi şefkatli, şimdi dindar, şimdi nihilist, şu anda Halk Partili, az sonra Demokrat, şimdi dürüst, az sonra çapkındır. Evet, bu karakoldaki macera dekor insanların hepsi Muammer’in şahsında nöbet nöbet değişen cemiyet aynamızı yüzümüze tutucu kimse. Efendim, bu bir Fars olsa hissî eser diye, diğer müte­mm­imatını ararız; vodvilde değil. Zira bir mevzu gülünçleştirmiyor; gülünçleri diziye sokuyor. Modern komedi değil; zamanla ciddi bir inkişaf göstermiyor. Peki ama neden mutlaka klâsik tasnif? Bir de bu devranda, Muammer tarzı yok mudur?


Şardağ, R. (1953, Temmuz 15). Günübirlik/Cibali karakolu. Ege Ekspres, s. 2.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın