İzmir’de musiki hayatı: Nurettin Ulueren ve Kordon’daki meşkhanesi

İzmir’in Türk müziği bakımından tavsiye edilen ikinci bir yetiştirici lokali de Nurettin Ulueren‘in evidir. Birinci Kordon’da Tayyare Sineması’nın hemen altındaki şahsına ait evni büyük salonunu on seneye yakın bir zamandan beri musikimizin ses sahasına merak sardırmış olan kabiliyetler için açık tutan Nurettin Bey, ordudan malûlen emekliye ayrılmış, kendine yetecek kadar ud çalan, usûllerimizin basit ve küçük olanlarına tamamıyla aşina, sayılı meşkçilerimizdendir. Musikişinas bir insan olan Kemal Batanay‘ın kardeşi, değerli Ercüment Batanay‘ın amcasıdır. Evinde ses almak için müteaddit telli veya bantlı makineler, çeşitli musiki aletleri mevcuttur. Benim kendisini tanımam, İzmir Musiki Cemiyeti ile 1950 senesinde temasa geçmem dolayısıyladır. O zamanlar cemiyetin başkanı bulunan Ulueren sesinde bir değer bulduğu kimselere vaktinin büyük bir kısmını seve seve harcamaktaydı. Nurettin Ulueren, musiki cemiyeti başkanı olması hasebiyle radyonun fuar zamanına mahsus olmak üzere yapacağı muvakkat, bir aylık neşriyat sırada, okuyabilecek kabiliyette olanların kendisinden imzalı bir kâğıt getirmesini şart koşmuş, imzasına karşı beslediğim itimatla Türk müziği alanında yetişmiş veya kısmen olması lazım gelen değerlere radyonun küçük binasında yer vermiştim. Nurettin Bey, büyük bir heyecanla ve bizzat her gün fuara gelir. Fuar müdürlüğünün şimdi tercüme ve muhaberat odası olarak kullandığı, dört kişinin zor sığacağı odada ter dökerek, talebelerine ikazlarda bulunur, bütün dinamizmini ve alâkasını seferber ederdi. Fuar sonunda radyo, bir aylık faaliyet devresini müteakip yeni belediye reisinin devamlı neşriyat için giriştiği teşebbüsler neticeleninceye kadar tatil etmiş, fakat İzmirlilerde şevk artmış, her köşede, her sanat muhitinde harıl harıl bir çalışmadır alıp yürümüştü. İşte bu sıralarda musiki cemiyetine pek sık devam edemeyen, adeta küskünlük içinde evine çekilen Sayın Ulueren, bütün himmetini evine gelen seçilmiş talebelerine gösteriyordu. İzmir’de radyomuza ve musikimize karşı Nurettin Bey‘in geçmiş büyük emeklerini şu dakikada vicdanımın sesi olarak aksettirmeyi şerefli bir hizmet sayarım. Kendisinin Kordon’daki evinde devam eden musiki derslerine bir kaç defa gittim. Biraz lüzumundan fazla yüksek tonla okutmasına rağmen, talebelerine eski eserleri muntazaman öğretiyordu. Güzin Ergün, Güzide Çelebi, Kerim İleri gibi değerli evlâtlarımızın, ayrıca benim bizzat götürüp yetiştirmesini rica ettiğim Şükran Üreten kızımızın ve daha bir çok ses sahası elemanının hocası, meşkçisi olarak ifa ettiği hizmetler büyüktür, unutulur cinsten değildir.

Sayın Nurettin Ulueren‘in İzmir’e ve radyomuza yaptığı hizmetlerin en büyüklerinden biri de bana, piyasada beyhude yere harcanmakta olan bir değerli Ege çocuğundan Mehmet Kasabalı‘dan sitayişle bahsetmesi ve onu tanıtması olmuştur. Dün olduğu gibi, bugün de radyomuzun temel direklerinden birini teşkil eden Kasabalı‘yı ne zaman yad etsem, gözlerimin önüne, başkalarının aksi kanaatine rağmen onu şiddetle müdafaa eden Nurettin Ulueren‘in yerinde ve haklı tavsiyesi gelir. 


Şardağ, R. (1953, Temmuz 24). İzmirde musiki hayatı: Nurettin Ulueren ve Kordon’daki meşkhanesi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın