“Mahmut Hoca” ismini şehrimizde musiki ile meşgul olup da hatırlamayan, bu ismi sevgi ile anmayan bir kimse bulunacağını sanmıyorum. İzmir Radyosu’nun kurulmasına tekaddüm eden günlerde, onun musiki faaliyetini besleyecek eleman ve çevreleri tesbite çalışırken bana tavsiye edilen bir şahıs da Mahmut Hoca namı ile maruf olan Mahmut Özoktay‘dır. Rumeli’den, bugün yabancıların elinde bulunan Köprülü’den genç yaşında yurdumuza gelerek şehrimize yerleşen Mahmut Hoca’nın geldiği yerde ve İzmir’de bir zaman tekkenişin olduğu bilinmektedir. Kendisini, icra arkadaşlarını ve talebelerini tanımak üzere gittiğim Basmane’de, 1276 Sokak’ta, 4 numaradaki evde bulduğum zaman 71 yaşında olmasına rağmen dinç bir kimse ile karşılaşmıştım. Mahmut Hoca gerek bahsettiğim evinde, gerek o civarda Kör ve Dilsizler Derneği’nin salonunda sık sık dersler yapar, bu derslerin bir manası, talebe yetiştirmekse, diğer manası da radyonun kurulması haberi karşısında her ihtimale karşı hazırlıklı bir fasıl heyeti hazırlamaktır.
İzmir Radyosu hocanın ve daha diğer çevrelerin ve musiki cemiyetinin bütün personelini şüphe yok ki mikrofona çıkaramazdı. Bu gurup gurup çalışmaların özünden nasiplenmek, gerektiği zaman, yerini daha mütekâmillerine bırakmak üzere onlardan da faydalanmak prensibini benimsemiş olduğum için hepsini hassasiyetle dinliyor, takip ediyordum. Mahmut Hoca’nın evinde toplanan gurubun içinde bazen, çok iyi hazırlandıkları zaman nefis mahsuller verildiği oluyordu. Bazen de yani bir faslı beş on defa sağlamlamadan yapılan çalışmalar diğer gruplarda olduğu gibi zayıf kaçıyordu. İcracılar arasında iki kemancı tanımıştım. Biri zannediyorum Devlet Demir Yolları’nda çalışan Nuri Bey‘di. Notası kuvvetli, fakat yayı zayıftı. Bir diğeri de notası zayıf, fakat yayı İzmir’de hayranlıkla dinlediğim yaylardan biri olan Sabahattin Bey’di. Udi Kemal Alat, Ferit Bey ve Melâhat Hanım çalıyordu. Umumiyetle icra bakımından zayıf olan bu topluluğun ses kadrosu Fikriye Avcı, Fatma Öncebe, Güner Balcıoğlu teşkil etmedeydi.
Mahmut Hoca’nın İzmir musiki hayatındaki yeri bence büyüktür. Bu şehirde halk türküsü veya alaturka şarkı mırıldanmaya başlayan her güzel sesli çocuk ve gence evinin kapısını senelerdir ardına kadar açan bu muhterem insan, fahri olarak, İzmir musiki hayatında bugün bir kıymet olan bir çok kabiliyeti basamak teşkil eden ilk pratik bilgilerle teçhiz etmiştir. Mesela kendisinden sonra bir kaç el ve hoca değiştiren ve hâlâ iyi bir yurt türküleri okuyucusu bulunan Güner Balcıoğlu ilk ateşi Mahmut Hoca’nın samimi ve sıcak musiki lokalinde edinmiştir.
Ahmet Aksoy‘un başkanlığında verimli bir sanat hamlesine başlayan İzmir Türk Musiki Cemiyeti’nin çekirdeği de yine Sayın Mahmut Özoktay‘ın evinde atılmıştır. Bu bahsi cemiyet konusuna döndüğümüz zaman ayrıca aydınlatacağız.
Şardağ, R. (1953, Temmuz 25). İzmirde musiki hayatı: Mahmut Hoca ve çevresi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

