İzmir’de musiki hayatı: Bir musiki mihrakı merhum Şeyh Cemâl Efendi

Şeyh Cemâl Efendi

İzmir ve Ege’nin musikiseverleri, musiki kabiliyetleri için, Neyzen Ahmet Yardım‘dan bahseden yazımızda adından kısaca bahsettiğim, Şeyh Cemâl Efendi en büyük bir mihrak olmuştur. Gümrük muayene memurları arasında “Cemâl” adında dört memur bulunması dolayısıyla diğerlerinde ayırmak için “Şeyh” sıfatıyla anılan Cemal Efendi, Mevlevihane şeyhi bulunan kardeşi Nuri Efendi ile beraber Türk musikisinin meçhul kalmış kutuplarından biri idi. Dibekbaşı’ndaki Mevlevihane’de Neyzenbaşılık yapan rahmetli Cemâl Efendi aralarında pek fark olmadığı için “Ağam” dediği Nuri Efendi‘den hayatı boyunca ağabeylik görmüştür. Nuri Efendi İzmir’de elmas kıratlarını tayin eden rakipsiz bir mütehassıs olup zamanın bütün fikir, sanat ve musiki mensupları ve meşhurlarını evinde toplardı. Besteleri ve saz eserleri bulunan Nuri Bey’den bugün saklanmış, meydana çıkarılmış bir mahsul görülmediğine göre, bunların ziyan olması da ihtimal dahilindedir. İşte Şeyh Cemal Efendi de bu mecliste büyük bir vukufla ney, keman ve ud icra ederdi. İnci gibi bir yazısı, son derece küçük mikyasta kaleme alınmış notaları vardı. Bir avucun yarısı kadar ufak olan bir cep defterine mikroskopla görülecek kadar küçük notalarla bestelerini sevdiği klâsik eserleri geçirmişti. Her iki kardeşin, şeyhini Konya Mevlevihanesi değil, İstanbul tayin ettiği için âsitane denilen bu yerdeki dini ibadetlerini müteakip akşamları musiki meşkleri için toplanma yerleri, bir zaman Eşrefpaşa’da, caminin yanındaki durakta bulunan şimdiki pastahanenin üstü idi. Bu dersler, bir eyyam, İkiçeşmelik parti binasında, bir zaman da yine İkiçeşmelik’te Benli Hasan Efendi‘nin evinde devam etmiştir. Yüze yakın talebenin ayrı ayrı zamanlarda doldurduğu bu meşk evinden yükselen musiki lahinlerinin hatırasını civardaki evler hâlâ hatırlarında yaşatmaktadırlar. Adı geçen toplantıların enteresan bir tarafı, İzmir’in ve Türkiye’nin klâsik okuldan yetişmiş son içli ve lirik şâiri Tokadizâde Şekip Bey‘in meşhur şair Eşref‘in, Evliyazade Refik Bey‘in Neyzen Ahmet’in bu toplantılarda heme daima bulunmalarıdır. Keza İzmir Müftüsü Akif Salı, Şeyh Kadri, Ali ve Mustafa Şerbetçi kardeşler de meşkhanenin esaslı müdavimlerindendi. Bugün İstanbul’da okuyan İzmirli Melâhat halen İzmir’de mukim ve bir kaç değerli eserini değerli sanatkar Zehra Hoşkan‘dan dinlediğim Osman Evinç bu iki simada bu aradan feyz alanlar arasındadır. Rahmetli Rakım Hoca ile de kardeş çocukları olan Şeyh Cemal Efendi, musiki bilen ve onu yakından tanıyanların anlattıklarına göre muhteşem ud çalar, girift, ney, mansur, keman gibi musiki aletlerini de pek nefis bir şekilde kullanırdı. Şeyh Cemal Efendi‘nin İzmir için iftihar edilecek iki talebesi vardır. Biri öz evladı olup Ankara Radyosu’nda sazını zevkle dinlediğiniz Nuri Şenneyli‘dir. Bir diğeri de manevi evladı diyebileceğim Neyzen Ahmet Yardım‘dır. Beş çocuk sahibi olan Cemal Efendi’nin şimdi marangozluk yapan Necmi, halen İzmir Savcılığı’nda katip olan Fikri, Nuri Şenneyli musiki alanında Hayri ve Kemal adlarında altı çocuğu vardır. Nuri Şenneyli babasından gördüğü faydadan daha çok, babasının talebelerinden olan Ahmet Yardım‘dan ders ve fayda görmüştür. 

İzmir’e senelerce bir musiki ateşini yayıp ruhları tutuşturan Şeyh Cemal Efendi‘nin ruhu şad olsun!


 Şardağ, R. (1953, Temmuz 27). İzmirde musiki hayatı: Bir musiki mihrakı Merhum Şeyh Cemal Efendi. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın