Hicret kuşları

Dün sevindirici bir haber aldım. Şehrimize bundan bir müddet önce komşu Yunanistan’dan iltica eden yirmi kadar Türk kardeşimiz, bu devletle aramızdaki anlaşma gereğince, vatandaşlığımıza alınmadıkları takdirde iade edilmesi gerekirken İçişleri Vekâletinden müsbet cevap almışlar.

Sayın Ethem Menderes, belediye başkanının tavassut mektubuna, onların vatandaşlığımıza kabul edildikleri yolunda bir telgraf çekmekle mukabele etmiş. Hanginiz sevinmemişsinizdir? “Bizi öldürün geri göndermeyin” diye yakaran kardeşlerimiz gibi, her Türk olanın içi, eminim ki ferahlığın ve meserretin rüzgârı ile serinlemiş bulunuyor.

Bizde milliyetçilik de, yıllarca yanlış anlaşılmış, onu, maceracı ve harpçı milliyetçiler ifrata götürürken kozmopolitler de ifnaya doğru sürüklemişlerdir.

“Efendim, biz emperyalist değiliz…”

Bu terane ile senelerce, bilhassa Rumeli’de bıraktığımız soy kardeşlerimizin kaderine karşı kör bir vurdumduymazlık gösterdik, durduk. “Bizim başka topraklarda gözümüz yok.”

Amenna! Fakat bizim, o eski topraklarda yaşayan kardeşlerimizde gözümüz var, gönlümüz var. Buna da ne şüphe? Onları coğrafya dilediği kadar ayırsın. Tarih, folklor, musiki, edebiyat bizimle birleştirmededir.

Hükumetin göçmen politikasını, bu bakımdan bütün kalbimle öğerim. Senelerce sosyal, ailevî, iktisadî, kısaca hatıra ve rızık imkânlarıyla bağlı bulundukları yerden göçmek kolay mı?

“Onların da hâne hâne evleri vardı.”

Burada da olacak elbette. Bu yaralı hicret kuşlarını kucaklayalım!


 Şardağ, R. (1953, Temmuz 28). Günübirlik/Hicret kuşları. Ege Ekspres, s. 2.  


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın