Kore’de dünden bu tarafa başlayan sükûtun manasını çözmek için şimdengerû bütün klâsik yorumcular harekete geçsin bakalım. Bu sükûttan sonra dünyanın hali nereye varacak? Bunu çözmeden evvel, bence yapılacak daha kökten bir tahlil var: Mütareke neden akdedilmiştir? Birleşik Devletlerin gayesi barış ve tecavüzün önlenmesi olduğu için, mütecavizleri, yaptıkları savaşta bir noktada mıhlamak onlara kâfi gelmiş, Amerika, yaralı ve kayıplar da dahil olmak üzere yüz bine yaklaşan insan zayiatını ve diğer milletlerin iktisadî yıpranma ihtimalini düşünerek bu teşebbüsü memnunlukla karşılamıştır.
Mütarekenin akdinde komünistler için ve Rusya bakımından bir esbab-ı mucibe bulmak pek zor. “İçlerinde karışıklık, huzursuzluk var olduğundan” mı sulha yanaştılar? Böyle zamanlarda dışarıda koparılan zafer gürültülerinin, içe tesiri büyük olur. Eğer güçleri yetseydi, bu fırsatı asla kaçırmayacaklardı. “Daha emin bir cephede, havayı soğuttuktan, Birleşmiş Milletleri kolayca birleşemez hale getirdikten sonra yeni bir gaile çıkarmak için mütarekeye yaklaştılar.” Kore’de yarı yarıya bir Asyalı kuvvet vardı ki, aynı kıt’a ruhu içinde komünistlerle, boğazlaşarak bir vatan cidaline çıkmış bulundu. Başka yerlerde belki daha zayıf noktalar bulmak mümkündür” mü denilecek? Belki.
Birleşik dünya yeni ve mutasavver hücuma karşı bir defa daha birleşebilirse komünist yılanı zehirini akıtacak başka bir imkân bulamayacaktır. Rusya ve Amerika, gerçek odur ki bu harpten beraberce çıktıkları kanaatindedirler. Sovyetlerin mağlûbiyetiyle bitmektense, galebesiz neticelenmesine razı olduğu bir savaş tecrübesini bir daha kolay kolay tekrarlayacaklarına inanmam. Kore’de düşman neden susmuşsa, o sebeple susmakta devam edecektir. Hiç bedbin değilim.
Şardağ, R. (1953, Temmuz 29). Günübirlik/Mütareke. Ege Ekspres, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

