Bugünkü fasıl

Dede Efendi’den uzayıp gelen realizm

İzmir Radyosu’nun fasıl heyeti bu akşam, 19.30’dan itibaren kırk beş dakika devam edecek olan güzel bir Muhayyer faslı hazırlamış. Müjgân Akçeli, Suzan Yaman, Güzin Ergün, Atıfet Savut, Servet Candaş vesaireden teşekkül eden bu kadınlar topluluğunun icra edeceği Muhayyer makamını küçük yaşımda kafama müşahhas olarak sokmaya çalışan babam, aşağıdan yukarıya fışkıran bir fıskiye suyunu Hüseynî, dağdan uçuruma, aşağılara düşen bir şelâleyi de Muhayyer olarak tasvir etmişti. Sonra biraz daha ileri giderek “Arkadaşın Ahmet Hüseynî’dir; onu tepe aşağı getirirsek Muhayyer olur” dedi. Hüseynî’nin miyan perdesinde tırmandığı sol, la’dan Muhayyer girer. Sonunda dağlar, bayırlar dolaşarak, coşkun ve telâşlı bir koşuşmadan helecanlardan sonra Hüseynî’nin kaldığı Dügâh perdesine iner. İşte bu şelâle makamdan, bugün güzel ve seçilmiş şarkılar dinleyeceksiniz. Bu şarkılar içinde bilhassa bir tanesi var ki Selânikli Udi Ahmet Bey‘in Muhayyer faslında Ballı Şevket Bey‘in diye gösterilmiştir. Diğer mehazların hepsinin Hacı Arif Bey‘e mal ettiği bu eser, Muhayyer makamının ölmez, yıkılmaz mahsullerinden biridir:

“İltimas etmeye yare varınız
Kula kul oldum aman kurtarınız
Etsin azad beni yalvarınız
Kula kul oldum aman kurtarınız”

Aynı programda, Hüseynî kararına birden değil, hani o bahsettiğimiz dağların yamaçlarında dolaşa dolaşa inen Gülizar makamından Dede‘mizin kıvrak ve muhteşem bir hayatiyeti ifade eden eseri var. Devrinin realist duygularını aksettiren, aynı zamanda fantezi mahiyeti de bulunan bu şarkının sözleri şudur: 

“Bî-vefa bir çeşm-i bidat ne yaman aldattı beni
Ben sinemi nişan diktim gamzesiyle vurdu beni
Ben o yare ne söyledim aşkın deryasın boyladım
Cihar attım şeş oynadım yine felek yendi beni”

Sevgili okuyucularım, 
Muhterem Hamamizade İsmail Dede‘nin bu sürrealizme bile yaklaşan ibda mahsulü eserini bilhassa iyi takip etmenizi temenni ederim. 

Bu eserin sözleri bestesinin dokusu, günlerimize yaklaşan bir atmosfer taşıdığı gibi, melodilerinin örgüsündeki makam çeşitleri de harika bir kuvvetle bir birine kenetlenmiştir. Eser Çargâh’tan girer. “Ne yaman aldattı”dan sonra gelen ve bir anda Hüseynî’ye doğru iniş yapan melodi de ayrıca bir de Bayatî çeşnisi vardır. İlk mısranın sonundaki “Of” terennümünde Hüseynî’ye girer, bu makamda gezindikten sonra nakaratta “gamzesiyle” derken Karcığar’a dalar ve mısra sonunda, “Of” terennümüne kadar bu seyirde devam ederiz. Nakaratı takip eden ara nağmenin ilk kararı Suzinâk’tır. İkinci karar da Hüseynî’ye gider. 


Şardağ, R. (1953, Ağustos 3). Bugünkü fasıl. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın