Fahri Kavala ve konseri

Bu sesi bütün tatlılığına, içine, özüne ve lirizmine rağmen, henüz hâlâ tam şahsiyetini bulmuş addetmiyorum. Gerçi Kavala, konservatuvarda hocalık yapacak kıratta, musikimizin tek bir dalında değil, umumi mevzularına söz sahibidir. Çok kısa zamanda başka bir Zeki Müren, başka bir Muzaffer Birtan olacaktır; ama radyomuzun yegâne eksiği olduğu, son imtihan heyetince de tespit edilen hoca davasının hallini beklemeden Kavala‘nın kendi zekâsı, inisiyatifi ile bu davanın ehemmiyetli bir kısmını temin etmesi mümkündür. “Baskılardan nasıl kurtulunur” yazımı yazmamı müteakip onu radyoda büyük bir memnuniyetle dinlediğimi de geçenlerde yazmıştım. Gerçekten her geçen gün şahsiyetine doğru bu gençte derin bir ilerleme görüyorum. Beklediğimi onda gördüğüm gün, “Yeni bir kıymet daha kazandık” diye bayram edeceğime bu sanatkâr namzetinin emin olmasını temenni ederim. O zaman kadar bu yazılarımdan asla şevkinin kırılmamasını, kendisinden memleketçe birinci sınıf addedilecek bir sanatkâr haline gelmesini özlediğimi bilmesini isterim. 

Kavala‘nın ruhundan aks veren duygulu sesinden bugün saat 19.45’de, gerçekten güzel eserler dinleyeceksiniz. Alaturka piyasasının hasta ve mariz ruhuna çok tipik bir örnek olan ve Zeki Müren‘in meşhur ettiği ilke eseri geçersek Hacı Arif Bey‘den sonra gelerek şarkı çığırında, klâsik tavrı devam ettiren iki büyük üstadın, rahmetli Şevki ve Lem’i beylerin nadide iki eserini bugün Kavala‘dan dinlemenizi tavsiye ederim. Şevki Bey‘in Uşşak makamında bestelediği Curcuna usûlündeki eserin sözleri şu: 

“Esir-i zülfünüm ey yüzü mahım
Gece doğmuş benim baht-ı siyahım
Güzel gün görmede var iştibahım 
Nakarat” 

Manası:

“Ey benim ay yüzlü saçlarının büklümlerine esir oldum olalı anladım ki beni siyah bahtım gecelerin karanlığında doğmuştur ve hep böyle karanlık gidecektir. Güzel gün görecek miyim? Bunda hiç umudum yok, şüpheliyim. Beni bahtım gece doğdu, hep öyle karanlık gidecektir.”

Fahri Kavala‘nın okuyacağı diğer güzel eser de Lem’i Bey merhumun Uşşak şarkısıdır: 

“Neler çektim neler canan elinden
Tebah oldum yeter hicran elinden
Nihayetsiz melâl-i hicre düştüm
Figan eyler gönül her an elinden”

Üçüncü mısranın ortasını bazen “melâl-ü hicre” diye okuyanlar var. Şerif‘in güfte kitabı da böyle kaydetmiş; yanlıştır. Doğrusunu yazdık. 


Şardağ, R. (1953, Ağustos 8). Fahri Kavala ve konseri. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın