Servet düşmanlığı

Dündü, tramvayda giderken arka sırada oturan çelimsiz bir gencin, arkadaşına “Para”, “Para” dediğini duydum. “Dinleri, imanları para, kursunlar bakalım kâşaneleri, sonu nereye varacak?” onlar kimdi, bu “para”cılar kimin nesiydi bilmiyorum. Fakat kurdukları kâşanelerden bize ne oluyor? Bunu anlamıyorum. Ne onlardan mal beyanı isteyecek selâhiyetli memuruz; ne de kâşanelerinde ziyan ettikleri bir hissemiz mevcut. Vurgunculuğu, kısa günde nice bitmez, fakirin rızkını deve yapan fırsat zenginlerini müdafaa edecek değilim. Ama memlekette bir servet düşmanlığı göze batar olduğunu da fark etmiyor değilim.

Bir defa bankalar, hususiyle Emlâk Bankası kredi verdiği için başta Milletvekillerimiz olduğu halde büyük devlet memurları, hali vakti yerinde esnaf, tüccar vatandaşlarımız harıl harıl mesken, ticarethane, hülâsa gayr-i menkul mülkler kuruyor. Bir kısım vatandaşların niçin bunlarda gözü oluyor; çatlamak mümkün değil. “Madem bizde yok, onlarda da olmasın” yerine “nasıl olsa bizde yok, bari onlarda olsun” hükmünü daha insaflı bir kanaat olmak üzere vicdanlarımıza yerleştiremiyoruz?

Yurdumuzda fabrikalar, hususi teşebbüs eliyle kurulan müesseseler, evler, apartmanlar, kiralık yazıhane ve lojmanlar çoğalıyor, diye kör bir hasetle zengin ve servet düşmanlığı yapmak, en az, zengin olup da hayır yapmamak kadar ayıp, çirkin ve manasız bir harekettir. Manasızdır; zira Türkiye’de çoğalan her zengin, mâlî hükümranlığımızın birer kilit taşıdır. O bankalar, orada biriken mevcutlar yarınki mukadderat günümüzün garantisidir. O binaları icap ederse bu millet günün birinde hastane, askerî depo yapabilir. Yurt köşelerine konmuş her yeni yapı ile barışta mesken sıkıntısı azaltıldığı gibi, savaşta acil ihtiyaçları karşılanacaktır.

Zengini olmayan milletin posalaşmaya yüz tutacağından hiç şüpheniz olmasın. Bu dünyada bir tek dikili taşı bulunmayan, rahat bir mezar toprağına bile sahip olacağından emin olmayan bir kimseyim. Bunu hemen söyledikten sonra haber veriyorum ki bu korkunç servet düşmanlığı cereyanlarına nihayet vermeliyiz.


Şardağ, R. (1953, Ağustos 29). Günübirlik/Servet düşmanlığı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın