Uşşak faslını dinleyiniz

Bugün her zaman olduğu gibi Ankara Radyosu nefis fasıllarından birini daha icra edecek. 17.30’da dinleyeceğiniz bugünkü fasıl da emsali gibi muhakkak ki revnaklı olacaktır. Hususiyle ana makamlarımızdan olan ve ağdalı bir şurup gibi lezzeti benliğimize işleyen Uşşak makamı üzerinde durulacaktır. Kuvvetli bir ses ve saz kadrosunun iştirak ettiği bugünkü fasılda dinleyeceğiniz ilk eser, klâsik şiirlerimizin güzellerindendir. Bestekârı Hamamizade İsmail Dede Efendi‘dir. Ağır Aksak usûlündeki bu şarkının sözlerini aynen yazıyorum. Bilhassa birinci mısraını radyolarımız yanlış okumaktadırlar. Oradaki “sakın” kelimesi aslında “benim” olacaktır. Ama sakalımız olmadığı için ikazımıza aldırış eden olacak mı bilmiyorum. Dediğimiz gibi olacaktır; zira şairi böyle yazmıştır. Dediğimiz gibi olacaktır; zira zinhar zaten “sakın” demektir. İki defa “sakın” demeye lüzum yoktur. Güfte şudur: 

“Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar
Zalim beni söyletme derunumda neler var
Bilmez miyim ettiklerini eyleme inkâr
Zalim beni söyletme derunumda neler var”

Faslın diğer güzel ve parlak şarkısı da merhum Şevki Bey‘in musikimizin bu romantik abidesinin aynı makamdan bestesidir. Gördüğü cefaya ve alâkasızlığa rağmen vefa göstermek, klâsik şiirimizle musikimizin müşterek mevzuudur. İşte bu güfte, örgüsünü teşkil eden lâhinleri ile beraber Türk müziğinin bu müşterek vasfına en canlı ve en kuvvetli örnektir. Ruhlarımızı vefa denizi içinde, hüsn-i niyet yelkenleriyle ufka doğru çeken şarkının sözlerini aynen yazıyorum: 

“Canım gibi sevdikçe seni gönlüm ey afet
Göstermedin asla bana bir rûy-i mahabbet
Bunca emeğim mahv ü heba oldu nihayet
Sen sağ olasın sevdiceğim ben de selâmet”


Şardağ, R. (1953, Ağustos 18). Uşşak faslını dinleyiniz. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın