Sıtma görmemiş iki ses: Hamiyet ve Şükran Üreten

Bu akşam İstanbul’da saat 21.00’de dinleyeceğiniz Hamiyet Yüceses‘le, İzmir’imizde maalesef ismi programlarda geçtiği halde dinleyemediğiniz Şükran Üreten, eğer kendilerine umumi bir sıfat takmak icab etse, “sıtma görmemiş ses” demekte tereddüt etmeyeceğimiz kimselerdir. Evleneceği için radyoyu terk ettiğini öğrendiğimiz Şükran kızımıza saadetler temenni ederken, dinleyicilerine karşı, sanata karşı da vefalı kalmış olmamasına üzüldüğümüzü bildiririz. Gerçi onun henüz Hamiyet gibi, sesinde bir pişkinlik ve tasarruf kabiliyeti mevcut değildi. Fakat zamanla bu mertebeye de erişeceğine haykırışlarını ustalıklı bir kaideye yerleştireceğine itimadım vardı. 

Hamiyet‘e gelince, şahsen ne yalan söyleyeyim, ben bu sesi sevmem, ama benim sevmemem, asla onu taktir etmemek ve beğenmemek hakkını bana veremez. Zahiri bütün satvetine rağmen Yüceses‘de bir iç noksanı, bir şuruplaşma ve helme eksiği bulurum. Fakat yine söylüyorum buna rağmen onun sesini karakterize eden vasıflar memleketimizin büyük bir kısmı tarafından hayranlıkla takip edilmekte, beğenilmekte, hatta sevilmektedir. Düşünün; küheylancasına bir sıçrayışla yükselen sanatkâr, eflâka ser çeken bir azametle bir anda en yücelerde tahtını kurmasını biliyor. Haykırışlarına merhum Hafız Burhan mektebi talebelerinden hiç birinin erişemeyeceği bir selâbet kazandırıyor. O, şarkı mı söyler, dereler, tepeler güm güm mü öter, ne olur; dünden gelen ananeye sadık olanlardan hepsinin, aşka geldiği, şöyle efendime söyleyeyim, yürekten bir “Allah, Allah!” çektiği görülür. Şükran‘ı sevenlerin, artık ondan mahrum kaldığını söylerken, Yüceses‘in hayranlarına ise, saat 21.00’de İstanbul Radyosu’nun başına geçmelerini tavsiye ederim. 


Şardağ, R. (1953, Ekim 8). Hamiyet ve Şükran Üreten. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın