İzmir Radyosu’nun “Yurttan Sesler” ekibi bize Zafer Bayramı’nda dinlettiği nefis kahramanlık türküleri ziyafetinden sonra bu akşam da bir folklor havası dinletecek. Tek tek saz elemanlarının İstanbul Radyosu’nun Ataman korosundaki elemanlara yakın bir kabiliyete ve melekeye ulaştırdığından bahsettiğim Hoşsu bütün takımını ise, heyet halinde, Sarısözen üslubu içinde ayar etmiş ve o tavırda yola çıkarmış bulunuyor.
İşte yüzümüzü güldüren bu heyetten bugün yeni bir kompozisyon mahsulü eserler dinlemek imkânını bulacağız. Bu eserlerin hepsi Eskişehir’in yerli mahsulüdür. Hatta bir kısmı folklorumuzun zengin malzemeleri arasındadır.
Saat 17.30-19.00 arasında tertiplenecek olan bu programda önce tarihi bir hikâye ile süslenmiş ve yerli bir filme mevzu olmuş olan meşhur “Kara koyun türküsü” çığırılacaktır. Bu yurt köşemizde, gelinlere, kına yakarken söylenilen, içilmemesi lâzım gelen suya sezgisiz bir gaflet içinde giden koyunla alâkalı olan bu türkünün şöyle başladığını bilirsiniz.
“Kara koyun koyunların beyidir
Ak koyun da yüreğinin yağıdır
Yaylâsın sorarsan Türkmen dağıdır
Ayleme koyun meleme de vazgeç kuzundan
Ne anneler ayrı da düştü kızından”
Bunu müteakip Eskişehir’de hemen yediden yetmişe herkesin dilinde gezen, dünü bugüne sevimli, melodik ve hissi bir zincirle bağlayan bir türküyü dinleyeceksiniz. Şöyle başlar:
“Öte yakaya geçelim
Atlara yonca biçelim
Biz bu yardan vazgeçelim
Atlara yonca biçelim”
Bugünkü Eskişehir gecesinde bilhassa enteresan bir kompozisyon mevcut ki taşıdığı Avrupaî muhteva bakımından üzerinde durulmaya değer. “Kervan geçiyor” veya “Kervan geçti” adını taşıyan bu enstrümantal eser, kervanın geçişini şahane bir aynılık ve başarı ile temsil eder. Küçük kuzu yavrusunun masum tıpış tıpışlarından, ağır camızların bozkırı yırtan tok ve derin çığıltılı, çıngırak seslerine kadar, havada mevcut sükûnetle ruhlara sinen pastoral melâle kadar tabiat fonu içindeki kervan yürüyüşünü tamamen aksettiren bu eser, halk musikisinin ve folklorumuzun ölmez abidelerindendir. Bütün Batı müzisyenleri bu eserle ayrı ayrı meşgul olmuşlar ve taktir etmişlerdir. 1946’da Ankara Radyosu’nda bu maksatla icra edilen hususi programda bulunmuştum. Sarısözen, Devlet Konservatuvarı arşivine öyle sanıyorum ki radyomuzun yurt korosu şefi Mustafa Hoşsu‘dan derleyerek mal ettiği bu eseri, çok canlı ve harika bir şekilde icra ettirmişti. Sevgili okurlarıma bugünü radyolarından takip etmelerini tavsiye ederim.
Şardağ, R. (1953, Eylül 2). Radyomuzda bir folklor günü Eskişehir havaları. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4, 5.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

