Hoşkan mikrofondan uzakta – Bahsetmediklerim – Küskünleri toplamalı
Güler Özgeçit‘i geçen gün dinledim. Öyle sanıyorum ki, İzmirli, Egeli okurlarımla radyomuzu alabilen yerlerdeki dinleyiciler derin bir memnuniyet duymuşlardır. Son zamanlarda -Allah öteki çocuklarımızı muhafaza etsin- sanatkârlarımız ve sanatkâr namzetlerimizi bir apandisit modasıdır sardı. Neyse, Güler de aynı ameliyatı geçirdiği için kendisine geçmiş olsun diyoruz. Ameliyatı müteakip onda da, Müjgân‘da görüldüğü gibi daha canlı bir hamleye şahit oldum. Geçen gün öğleden sonraki yayında şu, Güler‘in birden bire yükseldiği ses irtifaını hayret ve taktirle karşıladım. Perdeler üzerinde, bir cambaz maharetiyle Münir Nurettin, Sabite Tur ve Safiye Aylâ‘dan sonra öyle sanıyorum ki en rahat gezinen, inip çıkan sanatkâr Güler‘dir. Son konserinden bilhassa bir heves daha dikkatimi çekti: Özgeçit, bazı heceleri lüzumundan fazla yayıyor ve düz hecelere adeta bir yuvarlaklık katıyordu. Onu, geçen gün, bu büyük nispetteki noksanından kurtulmuş bir halde buldum.
***
Kendilerinden henüz hiç bahsetmediğim bir ve ikinci sınıfa mensup radyomuz sanatkârları, değerleri hakkında mutlaka menfi bir kanaatim olduğunu sanmamalıdırlar. Hepsini içim titreyerek takip ediyorum. İnancım, onların erişkin bir seviyeye ulaştıkları gün, yeni kıymetleri bulup meydana çıkarmış olmanın gurur ve bahtiyarlığını duyacağım.
***
Radyomuz imtihanlarında ikinci sınıf olarak muvaffakiyet elde eden, kanaatimizce senelerdir İzmir Radyosu’nda verdiği konserler ve fasıl topluluklarında zaten en iyi imtihanı vermiş olan Zehra Hoşkan neden okumuyor? Doğrusu buna üzülüyorum. Mikrofona solo veya fasıl okuyucusu olarak çıkmak hakkını, bir imtihan heyeti huzurunda elde etmiş olan Zehra Hoşkan‘ı Ege’nin özlediğine, bu bilgili olduğu kadar, kibar ve haluk insanı dinlemek istediğine eminim. Değerlere karşı yakın alâka gösteren radyomuz müzik şefinin de bu boşluktan üzüntüde olacağını sanıyorum. Yok, kendisi, sınıf meselesini bir izzet-i nefis meselesi yapmış da gelmiyorsa sitemlerimizi ona tevcih etmekten başka çaremiz kalmıyor.
***
İzmir’de senelerdir bir kıymet olarak tanınan ve radyo müdürünün, tavassutumla tanıdıktan sonra büyük alâka gösterdiği muhterem dostum udi ve muallim Ahmet Aksoy‘la, yine bir müddet radyoda kemanını zevkle dinlediğimiz Yüksek Ziraat Mühendisi Reşat Aysu‘yu tekrar bir arada birleştirmeye imkân yok mudur? Amatör bir saz eserleri kümesi teşkil etmek mümkün değil midir? Küskünlerin, tekrar, sevimli ve başarıya doğru giden radyomuzda, yer almasını candan temenni ediyorum.
Şardağ, R. (1953, Eylül 5). Güler mikrofonda. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

