İstemiyoruz, çalmayın

Bu Pazar günü, Ankara Radyosu’nu dinlemişseniz, şu “İsteyin, çalalım” saatine de belki şahit olmuşsunuzdur. Radyolarımız, şüphe yok ki halkın arzularını ifa eden müesseselerdir. Bu sebeple onlarda zaman zaman gördüğümüz yenilikler, buluşlar, umumi isteği çeşitli anketlerle yoklama neticesi gerçekleştirilen saatler hepimizi memnun eder. Ama bu arada bir noktayı nasıl unutabiliriz: Radyolarımız her şeyden önce devlet radyosu ve resmi birer devlet müessesesidir. Siyasi bakımdan radyolarda parti politikalarının yürütülemeyeceğine dair görüş ileri sürmüştü. Aynı gerekçe “İsteyin çalalım” saati için de tatbik edilmek gerekmez mi?

– Şimdi istediğiniz falan şarkıları çalacağız. Ama isteyenlerin ve şarkıların kime ait olduğunu söylemeyeceğiz. 

– Şey… Hı biraz merak ettiniz, değil mi? Ee! Tabii merak edeceksiniz. Doğrusu biz de bu merakınızı bekliyorduk. Şimdi çalıyoruz.

Bir defa bu saati idare eden zatın öyle bir konuşma tarzı var ki Meşrutiyet devrinden kalma hani bir makamlı, melodili, yani notaya alınması mümkün hitabet şekli vardır, tıpkısı öyle. Kendisinden plâk istenmiştir. O da bu plâkları çalacak. Yapacağı tek şey, plâkların ve isteyenlerin adanı söylemekten ibaret, değil mi? Bunun burasında, Allah aşkınıza söyleyin; hitabet yapılacak ne var? Bu yetmezmiş gibi yapılacak şey de yapılmıyor. Bilmece halledercesine bir sürpriz saati şekline sokuluyor. Haydi bunu da hoş görelim, kelimelerin ve sözlerin seçilişinde neden bu kadar teklifsiz oluyorsun?

Devlet radyosunda mahalle komşuları arasında geçen disiplinsiz konuşmalara yer verilmemelidir. Bu saat bir buluş olarak muhakkak ki faydalıdır, fakat onu bu türlü başıbozuk konuşmalarla sevimsizleştirmeye, soğutmaya hakkımız yoktur. Ankara Radyosu’nun söz yayınları diye bir kontrol şubesi vardı. Bir zamanlar konferanslar verdiğim bu radyoda hiç unutmam; Eskişehir seyahatimi anlatan konferansımı tetkik eden salahiyetli arkadaş, mevzu içinde geçen bir şiirin “Kurşunlu camide ezan okunur” mısraını, irtica korkusuyla okutmamak istemişti. Bu aşırı hassasiyetten sonra bugünkü aşırı mürakabesizliğe şaşıyorum doğrusu. 


Şardağ, R. (1953, Eylül 15). İstemiyoruz, çalmayın. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın