Solistlerimize onu örnek gösteririm
Bugün İzmir Radyosu’nda 16.30’da okuyacak olan Fikret Karahan‘ın programını büyük bir hayranlıkla takip edeceksiniz. Baştan sona kadar klâsik çeşnide eserlerin bize tadını tattıran bu çalışkan, bilgili çocuğumuzun seçtiği yedi eseri, diğer arkadaşlarına bir örnek olarak göstermek istedim. İster repertuvar yoksulluğundan, ister, “Halk bunları yutuyor” akidesine uyarak olsun klâsik değerdeki eserleri uyutarak sokakta, gazinoda günde yüzer defa tekrar edilen cıvık ve bayat şarkıları okumak affadilir şey değildir. Halkımızın, kendisine sunulan iyi ve kaliteli eserleri tuttuğuna en güzel misal, üstad Münir Nurettin Bey‘in şehrimizde ve İstanbul’da verdiği konserlerdir. Hatta bunların programına bir göz atmak, o demirden leblebi eserleri halkın nasıl alkışladığını görmek imkânını radyo sanatkârlarımıza temin etmek için onları geçmiş seneler içinde Münir konserlerine götürmüştüm. Diyelim ki halkımızın az okumuş kalabalığı bu eserleri tutuyor. Fakat radyo bir terbiye vasıtasıdır. Eğer gazinoda konser vereceksek mesele yok. Fakat radyoda vereceğimiz konserlerde İstanbul Radyosu’nun tanınmış solistleri gibi seçkin, yeni veya eski eserlerin değerlilerini tercih etmeliyiz.
Fikret‘in bugünkü programında Hüzzamlar var. Fakat o, bu en çok istimal olunmuş makamın az duyulmuş, değerli eserlerini bize okuyor. İlk okuyacağı eser Faik Bey‘in, Yürük Semai usûlündeki şarkısıdır. İşte sözleri:
“Gör halimi cânâ bana çeşmin neler etti
Tiğ-i elemin tâ ciğerimden güzer etti
Senden, dil-i bîçareciğim kâm alacak mı?
Yeşillendi çemen çık gez ki haşre kalacak mı?”
Manası:
“Sevgili, halimi gör, gözlerin ona neler etti. Beni öyle bir elemle yaraladın ki bu elem oku tâ ciğerimden geçti ve gözlerimi yaralanmış olan ciğerlerimden akan kanlara buladı. Zavallı gönlüm muradına erecek mi? Yoksa söyle sevgili, kavuşmamız mahşere mi kalacak?
Yine Fikret, Mahmut Celâlettin Paşa‘nın güfte ve bestesi kendisine ait olan çok sevilen bir eserini okuyacak Devr-i Hindî ikaındaki bu eseri duymuşsunuzdur. Lezzetine doyum olmayan Hüzzam şarkının sözleri budur:
“Değildi böyle evvel, tarz ü tavrın bîkarar oldun
Tegafül gösterişten infialin aşikâr oldu
Yeşillendi çemen çık gez ki hengâm-ı mesar oldu
Açıl güller gibi ey verd-i nazım nev-bahar oldu”
Onun programındaki diğer eserlerin de hepsi aynı kalitede ve aynı değerdedir. Hepsini dinlemenizi tavsiye ederim.
Şardağ, R. (1953, Eylül 23). Fikret Karahan’ın programı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

