Radyolarda tasfiye
Kardeşim,
Bu mektuplar sana kadar iletilecek mi bilmem. Zira sırf hizmet maksadıyla çıkardığım dergimde neşrettiğim yazıların kesin bir tesirini görmediğim için ümidim yok. Ama benim bu en iyi ve en eski arkadaşımın, münevverlik tarafını neden dolayı harekete geçirmediğine bir ıslâhata girişmediğine yana yana, bildiklerimi yine yazmakta devam edeceğim. Geçen gün Nuh nebi zamanından kalma bir ses elemanını dinlerken aklıma geldi: Radyolarımızda ne zaman emeklilik kanunu tatbikatına geçilecek? Kanun buna müsait olmasa bile miadını doldurmuş olan “ses”çiler için bir tasfiye hareketine girişilmeyecek mi?
İsim vermek ve kimseyi incitmek istemem. Hak uğruna en yakınını bile kırmaktan çekinmeyen bir mizacım olduğunu bildiğin için, icabında her an isim sayabileceğimi de taktir edersin sanırım. Maksadım, yine söylüyorum, sebepsiz yere kimseyi kırmamaktır. Bu radyolar kurulduğu günden beri, iki çeşit ses elemanı ile karşılaşmıştır: Biri, mutavassıt değerde (ses kalitesi ve hususiyeti bakımından) kimselere yer vermek. Biri de hatır veya başka sebeplerle dinlenilmesinde hiç bir zevk bulunmayan şahıslara kapılarını açmaya mahkûm olmak. Bunun sonu ne olmuştur, malûm. Mutavassıt sesler, bir çoğu bilgili kimselerden oldukları için okumakta, senelerce bu müesseselerde çalışmakta devam etmişlerdir. İşte bugün miyatları dolan, dinleyiciye yük olan sesler bunlardır. Bunların, bana sorarsan, bir listesi çoktan çıkarmış bulunuyorum. Belki senin de gönlünden böyle bir liste geçmektedir. Ama şahsî görüşlerimizi bir tarafa bırakarak bu mevzuda varacağımız hükmü, memleketin en salâhiyetli kimselerinin görüşünden geçirtmek yerinde olur. Şerif Muhiddin Targan, Sadettin Arel, Mesut Cemil Tel, Münir Nurettin Şelçuk, Yahya Kemal Beyatlı gibi sahalarının beş büyük üstadını davet etmek, eskiden beri çalışmakta olduğu halde duran, hatta gerileyen sesleri bir tazminat ödeyerek tasfiye etmek zaruridir. Neden bunu yapmayız? Bu radyoyu kaliteli seslerle tezyin etmek, sanatı asıl gayesi olan güzelliğe kavuşturmak az bahtiyar edici şey midir? Hatır ve iltimas ile okuyan sevimsiz seslere gelince: Onlar hatır ve tesir ortadan kalktığı gün zaten bir eleme ile yuvarlanıp giderler. Her devrede her Basın Yayın Umum Müdürü zamanında bu gibi zorlamalar olmuş, zorlayanların tesiri kalktığı gün, onlar da radyolardan uğratılmıştır.
Asıl mesele bilgisi yerinde ve sağlam olan mutavassıt seslerin zamanla durması veya gerilemesine rağmen bir tedbiri alamayışımızdır. Bir misal vereyim: Geçenlerde Melâhat Pars hanımın Ankara Radyosu’ndan istifa ettiğini öğrendim. Dinleyicilerden büyük bir kısmının kendisinden esasen istifa etmiş olduğu bu muhterem hanım kızımızın olgunluğunu da bildiğim için söyleyebilirim: O iyi bir muallim, terbiye görmüş bir ses sahibi olmakla beraber mutavassıt bir okuyucu idi. Esasen salâhiyetli bir heyet onu öyle sanıyorum ki bu miyad listesine ithal edecekti.
Batıda, konservatuarlar aldıkları ses elemanlarını her sene seslerinin istikbali bakımından kesin bir kontrolden geçirdiler. Bir yıl ümit içinde gelişen sesin, bir yıl sonra durduğu, hatta gerilediği maalesef bir vakıa olduğu için her yıl yeni tasfiye hareketlerine girişirler. O ses elemanı bu yüzden iki sene sonra dahi bir opera sanatkârı olamayacağına kani olarak okuldan ayrılır. İkinci sınıf gayri resmî müzik teşekküllerine, varyete ve sair topluluklara karışa hayatına istikamet verir.
İşte, bilhassa Ankara başta olmak üzere radyolarımızda beklenen ilk hareket bu tasfiye işidir. Senin de, benim de sayın bir arkadaşımız olan yeni Ankara Radyosu Müdürü Münir Bekman, bir eleme hareketine geçeceği haber vermişti. Belki bu olacaktır; faydalıdır da. Fakat dediğim gibi, bu zeki arkadaş bu mevzu büyük otoritelerce perçinlenmezse dedikodu ve sevimsizlikler devam eder; olaylar hem o zaman bugün tasfiye edilenlerin yerine yarın yenileri kaim olur bir prensibe varmak, her yıl değerli sandıklarımızın tekâmül mü ettiklerini veya yerlerinde mi mıhlanıp kaldıklarını öğrenmek başlıca vazifemiz olmalıdır. Samimi olduğuna vicdanımla emin olduğum yazılarımın, kardeş ikazlarımın bu ilkidir. Zaman zaman devam edeceğim.
Şardağ, R. (1953, Eylül 24). Radyolarda tasfiye. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

