Ruhları pervaz eden bestekârlar
Bugün radyomuzda saat 19.30’da başlayacak olan “Radyo Kadınlar Faslı”nın Acemkürdi programına bir göz atıyorum. Ne güzel eserler, tazeliğini her dem muhafaza eden eski çeşnide hoş şarkılar var. Emektar hoca Mehmet Kasabalı‘nın idare ettiği bu faslın, “En güzel eseri hangisidir” diye bir tefrik yapmak pek zor. Merhum büyük bestekâr İsmail Hakkı Bey‘in müteveffa bestekâr, büyük duygu adamı Nikoğos Ağa‘nın, Selânikli Ahmet Bey‘in, Kemençeci Hasan Fehmi Efendi‘nin, Serkis Efendi‘nin, ebediyete intikal eden ruhları, bu akşam bir arada pervaz ediyor. Sanat adına, vefa adına ne güzel şey bu!
Üstat İsmail Hakkı Bey merhumun Acemkürdi peşrevi ile başlayıp saz semaisi ile bağlanan, ayrıca nefis bir bestesi ve bir Aksak Semai’si ile de süslenen programın gönül doyuran ve göğüs kabartan levhasını size nasıl çizebilirim! Meselâ İsmail Hakkı Bey‘in, “Firkat-i yar beni yaktı damâdem ah ü zar oldum” diye başlayan bir Aksak Semai’si var ki içinde geçen terennümler arasında “benim canım” da gönlüm bütün tazallümü, “a sultanım”da seven ruhun bütün yakarışı canlanır. Aynı fasılda Nikoğos Ağa‘ya ait olan Ağır Aksak usûlündeki şarkının sözlerini yazalım:
“Sen şeh-i nazik edasın ey peri
Ben senin mecburunum çoktan beri
Hayli demdir gezerim ben serseri
Ağlamaktan kalmadı çeşmim feri”
Manası:
“Sen ince ve nazik de değil, onların şahısın ey sevgili! Ben çoktan beridir sana tutkunum. Hayli zaman oluyor ki uğruna serseri gezer odum. Ağlamaktan gözümün nuru, feri kalmadı.”
Yine bu programda, güfte ve beste imtizacına çok güzel bir örnek olan rahmetli Hasan Fehmi Efendi‘nin cidden nefis ve zamana rağmen aşınmamış olan bir şarkısı var ki güftesi şudur:
“Pek mustaribim ey gül-i ter zahm-ı dilimden
Ağlar gezerim ayrılalı sen güzelimden
Çok gördü felek aldı seni şimdi elimden
Şebnem yerine kan dökülür didelerimden”
Şardağ, R. (1953, Eylül 28). Radyomuzda Acem Kürdi Faslı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

