Dr. Yavaşça’nın bugünkü programı

Ey ömr-i mukadder yürü..

Bugün İstanbul Radyosu’nda yeni tatbik edilmeye başlayan acayip kış programları dolayısıyla yirmi dakikalık seans yapacak olan tanınmış Türk ses solisti Dr. Alâeddin Yavaşça, Egeli dinleyicilerine gazetemiz delâletiyle programını bitirmiş bulunuyor. İstanbul Radyosu’nda okunacak olan klâsik musikimize veya alaturka müziğe ait eserleri önceleri hiç bir kaynaktan temin mümkün olmadığı için Yavaşça‘nın bundan böyle muntazaman senaslarının repertuarını bildirmekle okuyucularımıza bir hizmet ifa eylediğimizi sanıyor ve seviniyoruz. Bu akşam saat 21.40’da, dinleyiciler, hayranı oldukları sanatkârın helâvet, yiğitlik ve tinnet dolusundan Rast, Suzinak ve Hicazkâr makamının, en güzide eserlerini dinleyeceklerdir. Artin Ağa‘nın “Kûyinde figanımla acep gulgule yok mu” diye başlayan harika bir Yürük Semai’sini İzmir’e yabancı olmayan Giriftzen Asım Bey‘in yine nefis Rast şarkısı takip edecek. Güftesi şudur: 

“Ser ta kadem ey pembe ten
Mecburun oldum işte ben
Lutfeyle gel ey gülbeden
Virane gönlüm eyle şen”

Manası:

“Ey tepeden tırnağa pembe bir tenle bezenmiş olan sevgili! Görüyorsun ya, işte hayranın, tutkunun oldum ben. Gel, lutf eyle ey gül bedenlim, gel! Gel de virane gönlüm şen olsun!”

Bu Aksak ve kıvrak şarkının, vekarın ince havanı içinde dökülmüş şakraklığını, bu akşam, genç üstat size yudum yudum tattıracak. Programda udi Eşref Efendi‘nin sade sözleri değil, bütün ruhu ile, çekilmiş bunca kahırlardan sonra yaşamayı bir yük olarak telâkki eden ölümsüz bir Suzinak şarkısı var. Şimdi bu Yürük Semai’nin, bilhassa Yavaşça‘nın hançeresinde, “Kahr-ı”dan sonra gelen “azap” kelimesinde o müthiş sarsıntılar yaratan çarpmalarla kazanacağı dehşetli doluluğu ve ifade edeceği azap hissini düşünüyor, dinleyicilerinin bilhassa bu esere onun kattığı ruh ihtilaçlarını (çırpınma) takip etmelerini tavsiye ediyorum. 

İşte güftesi şudur: 

“Günde güne efzun oluyor kahr-ı azabın
Ey ömr-i mükedder yürü azdır bu şitabın
Mihnet çekecek hali mi var kalb-i harabın
Ey ömr-i hali mi var kalb-i harabın”

Manası:

Çektiğin kahır ve azap günden güne artıyor. Ey kederlere boğulmuş ömrüm, boş yere azap çekmekte mana yok. Mukadder akıbetine doğru yürü, bu koşman kâfi değil. Harap kalbinin ne sanıyorsun, mihnet çekecek, eziyete katlanacak hali mi var?


Şardağ, R. (1953, Ekim 14). Doktor Yavaşça’nın bugünkü programı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın