Aşkı musiki ile birleştiren hatıra

Dilkeşhaveran makamının mağlup ettiği kadın

Benim bu şehirde sevimli ve gün görmüş bir dostum vardır. Mesleği bambaşka olduğu halde musikimize karşı, hele onun klâsik lâhinlerine karşı duyduğu derin alâka, onu geçmiş yılların bütün musiki meclislerinde bulundurmuş olduğundan her meclisin havasından alınmış sohbet usareleriyle yaptığı ballarını, peteğinden biraz biraz tadabilmek için sık sık ziyaretine giderim. Muhterem Tahir Şarman bey için bir zaman dini musikide tecessüs mevzu olunca, müezzinliğe başlamaya, hıfza çalışmaya, eski mevlevî âyinlerinde bulunmaya başlamıştır. İşte tam bu sıralarda, amatör bir müezzin olarak kendisini Süleymaniye gibi, İstanbul’un en azametli camiinin minaresinde görmekteyiz. Bilhassa bazı yatsı ezanlarında resmî müezzine yardımcı olup, bayramlarda Dilheşhaveran makamından bestelenmiş olan o şaheser bayram salâtlarını kaçırmadığını da bilmekteyim. Tahir Bey‘in o zamanlar çok alımlı ve cazip gençliğini muhrik sesi de süslemiş olduğundan muhitin genç kızları üzerindeki nüfuzu harikulâde denecek kadar kuvvetlidir. Gel gelelim, onu, peşinde gönüllerini bırakan bütün bu kızlar değil, gönül kaptırdığı bir taze civan meşgul etmekte, semtlerinde yeni yeni görülmeye başlayan bu mağrur kadın, gözlerinin harika yeşili ile, ehl-i dil, dostumu perişan etmektedir. Tahir Bey‘in bütün çırpınışları beyhude ve bir netice vermemektedir. 

Bir bayram sabahı, Tahir Bey, derinlikleri tutuşturan ses ile meşhur bayram salâsına başlar. Eli şakağında, gönlü bu bestenin sonsuz ateşi içinde yanmakta iken… (bundan sonrasını yarın bizzat Tahir Bey‘in kendi kaleminden takip edeceksiniz okurlarım. 


Şardağ, R. (1953, Kasım 3). Aşkı musiki ile birleştiren hatıra. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın