Ankara Radyosu’ndaki elemeler üzerine Münir Nurettin’le bir konuşma

Ankara Radyosu’ndaki eleme imtihanlarına davet edilen heyet arasında bulunduğum şehrimize gelen ve şüphesiz yegâne otorite saydığım Münir Nurettin Selçuk’la adı geçen radyodaki imtihanlar üzerinde kısa bir görüşme yaptım. Sualli cevaplı olan bu konuşmayı İzmirli ve Egeli okurlarım için aşağıya geçiriyorum:

— Radyolarımızın bu gibi imtihanlara topyekün tâbi tutulması taraftarı değil misin aziz dostum?
— Buna şüphe yok. İstanbul için de aynı şeyi düşünmek; aynı hakkaniyet ölçüsünü tatbik etmek lâzımdır.
— Ankara Radyosu’ndaki eleme imtihanları hususunda kısaca görüşünüz?
— Mümkün olduğu nispette adaletli bir imtihan olmuştur. Bazı yerlerde yanlış telakki edilmesini istemediğim için hemen hak veriyorum. İmtihan heyeti sadece benden ibaret değildir. Değerli müzisyen Şerif Muhittin Bey de aramızdaydı. Tabiî bunlara Ankara’daki heyeti de ilâve etmeliyiz.
— Kimlerdir Ankara’daki heyet?
Suphi Ziya Bey, Fehmi Tokay, Muzaffer Sarısözen, Cevdet Kozanoğlu, Refik Ahmet Sevengil ve Münir Müeyyet Bekman.
— Hepsini anladım. Üstadım, Ankara’daki müzik şefini dahi hatta anladım, hatta hatta Ankara Radyosu Müdürü’nü, bu elemeyi bizzat arzu etmek gibi özel bir niyet ileri sürmesi hasebiyle anladım ama radyolarımızın bugünkü fecî halinden mesul olduğu halde bugüne kadar derin uykularda yatmış olan Radyo Dairesi Umum Müdürü Refik Ahmet Bey‘in işin içine karışmasını anlayamadım.
— Bu zatlar idareci mümessiller olarak bulunmuşlardır.
— Pekâlâ öyle ise, şunu sorayım: İmtihanlarda vukuf dozu ne nispette tutulmuştur?
— Gayet tabiî. Klâsik üslup, deşifraj, usûl, nota, hepsi imtihan müfredatında, bizden evvel hazırlanmış olan ve elimize verilen müfredat programlarında mevcuttur. Sanatkârlar, musikimizin muhtelif noktalarında çeşitli suallere maruz kalmışlardır. Hattâ bazıları bilgi bakımından yarım saatten fazla imtihana girdi. 
— İmtihanlara hariçten girenler oldu mu?
— Pek çok! Bir kaç kişi müstesna, maalesef hemen pek çoğu elimine edilmiş bulunuyor.
— Bugünkü kadroyu nasıl buldunuz?
— Saz ve ses artistlerinin seansçılar hariç, hemen hepsini usûl, nota tavır dahil, her hususta imtihan ettik. Bu arada Necdet Varol gibi birinci sınıf repetitörlüğe terfi eden saz icracılarına rastladığımız gibi Neriman Sarısözen gibi aynı mertebeye ulaşmış halk musikisi solistleri de kendini göstermek imkânını buldu. Ekrem Güyer, Nevin Demirdöven, Müzehher Güyer ve Sevim Tan gibi değerlerin hak ettikleri derecelere yükselmesi, Muzaffer İlkar, Sadi Hoşses, Sıdıka Çandarlı gibi eski solistlerin ise ancak bulundukları dereceyi muhafaza edebilmeleri heyetin vardığı neticeler arasındadır. Yalnız… 

Bir nebze üzüntü ile tereddüt karışık bir his içine düşen üstada ısrar ettim:

— Evet, yalnız… Anlatın, sizi dinliyorum:
— Üzüntüm şu: Kadro harici olup da seansçı olarak radyoya devam eden bazı ses ve saz artistleri, imtihanların süzgecinden geçmemişlerdir. Onlar için tavsiye ettiğimiz bir formül vardı; halkımızın sevdiği bu sesleri, zamanla bilgi ve tavır terbiyesi ile teçhiz etmek. İnşallah bu tavsiyemiz tutulur ve imtihan kapısının bu tek açık kalmış kısmı, bir derece de olsa kapatılmış olur.
— İstanbul Radyosu’na da bilginin, insafın, takdirin ve adalet terazisinin eli uzanmayacak mı üstad?
— Temenni ederiz. Bir uyanış ve şuur başlamıştır. Sonunu bekleyebiliriz. 

Konuşmamızı bitirirken üstadın bir takdirini de müşahede ettim. Diyor ki: “Bilhassa halk musikisi dalında çalışan bütün elemanlarda gördüğüm bilgi, sazlarda bulduğum ahenk ve düzenli salıntı, ritmik mükemmeliyet, seslerin terbiye edilmiş olması, bu kısmın idaresini elinde tutan Sarısözen‘de bulunan cevheri ve kadrosunun gayret ve alâkasını ispat etmektedir. Buna çok sevindim.”


Şardağ, R. (1953, Kasım 17). Ankara Radyosundaki elemeler üzerine Münir Nurettin’le bir konuşma. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın