Alkış ve takdir sanatkâr için bazen iyi olmuyor

Saime Sinan
(1928-2008)

Genç ses sanatkârı Saime Sinan’ın bir yazlık bahçede verdiği başarılı bir konser, kişilik anlaşmasının bozulmasına sebep oldu.. Hadisenin iç yüzü nedir?

Havaların zaman zaman bozduğu bu günlerde, geride bıraktığımız mehtaplı yaz gecelerinden bazı numuneleri tekrar bulmak sürpriz oluyor.

Kışın yaklaştığı; hemen herkesin soğuklarla mücadeleye hazırlandığı bir sırada lâtif bir yaz gecesini düşününüz!..

Mehtap; yıldızlar ve hemen ayağınızın altında; yıldızların pırıltılarını aksettiren sakin ve engin deniz… Bu kadar da değil, bu manzaraya bir de güzel ses ekleyebilir misiniz? Bir bahçedesiniz ve sahnede hakikaten güzel bir ses; usta bir okuyucu…

Bu sırada gazinoya başka bir ses artistinin geldiğini ve biraz da heyecanla sahnedeki genç sanatkârın konserinin tamamlamasını beklediğini görüyoruz. 

Hemen hepimizin tanıdığı ve sevdiği Saime Sinan konserini bitirip sahneden ayrıldığı zaman alkışlar; bir başka artistin sahneye çıkmasına mani olacak kadar kuvvetli idi. O kadar ki; bu alkışlar karşısında kendisini “dünya çapında sanatkâr” olarak reklâm ettiren kimseler dahi çıkarılıyor.

Sanatkâr için en büyük mükâfatın alkış ve taktir olduğunu bilenler için Saime Sinan‘ın o geceki memnuniyetinin derecesini anlamak hiç de güç olmamak lâzımdır. 

Fakat bu alkışlar, taktirler ve binlerce dinleyicinin kendisini beğenmiş bulunması genç sanatkârın aleyhine olmuştur. Nasıl mı diyeceksiniz? Gayet basit. Kış için anlaştığı gazino ile mukavelesi bozulmuş!

Hakikaten aklın ve mantığın almayacağı bir iş. Şimdi siz:

– “Canım” diyeceksiniz, “Bu şekilde beğenilen ve sevilen bir artistle anlaşmasını gazino niçin bozsun?”

İşte bu sadece bir kısım ses artistlerinin kıskançlığı ile izah değil ama; öğrendiğimize göre, Saime Sinan‘ın dinleyiciler tarafından bu şekilde beğenildiğini gören ve aynı kışlık gazino ile anlaşma yapmış bulunan kendi kendinin şöhreti bir bayan gazinocuya Saime Sinan‘ın çıkarılması hususunda ısrar etmiş Saime Sinan bu mevzuda sadece: 

– “Evet” diyor, “Anlaşmam bozuldu.. Daha çalışmaya başlamadan önce anlaşmanın bozulmuş olması sebepsiz değildir. Ancak bu sebebi tam manasıyla ben de bilmiyorum. Bir akşam eve döndüğüm zaman bir mektup buldum; kışlık gazino sahibinden idi. İşin bozulduğunu, kendilerini görmekliğim yazıyordu. Görüştük ve ayrıldım..”

Saime Sinan‘a her şeye rağmen bir başka sanatkâr hakkında dedikodu yapmak; onu kötülemekten çekindiği cümlesini bu kadar kısa kesmesinden bildiği muhakkak olan pek çok şeyleri açıklamak istememesinden belliydi. 

Yine belliydi ki, Saime Sinan‘a karşı yapılan bu hareket kıskançlıktan ileri geliyor ve şöhretine itimat edemeyenler tarafından hazırlanıyordu. 

Şöhretli ses artistlerimizin birbirleriyle uğraşmalarına; birinin diğerini halk gözünden düşürmek için türlü ve akla hayale gelmeyecek tertipler hazırlamalarına alıştık. Ama bir genç sanatkârın yetişmesini baltalamak ve gûya rakibi peşinden tasfiye etmek pek eski bir usûl olmasa gerek.

Ama, bu mücadelede her şeye rağmen kazananın Saime Sinan olduğu da unutulmamalıdır.

Artık Türk musikisinin dinleyicileri yarım yamalak Türkçe ile sahnede çekilen nutuklara; saz arkadaşlarına yaptırılacak hokkabazlıklara pek rağbet etmemekte; kısaca iyi ile kötüyü ayırmak yolundadır. 


Şardağ, R. (1953, Kasım 18). Alkış ve takdir san’atkar için bazen iyi olmuyor. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın