Fransa’nın mütevazı bir adasında çok yaşlı bir çınar ağacı gibi, sessizce devrilen mareşal Petain muamması, hâlâ çözülmüş değildir. Fıkra, baş yazı ve siyasî yorum sahiplerinin büyük bir ilgi ile bu muammalı mevzuya sarılmaları gerekirken dünyaya ve bize, hatta Fransa’ya hakim olan sükûta baksanıza!… Mezarına yazılan yazıyı, bilmem gazetelerden okudunuz mu?
“Fransa Mareşali Petain burada yatmaktadır.” Hiç olmazsa kendi milleti, ölümünden sonra olsun, bir şeyler konuşsun; hayır, çıt yok.
İhtiyar ölü için sanki muhakemeye varan bütün yollar tıkanmış, gerektiğinde her çeşit gevezeliği yapacak kabiliyetteki meşhur kalemler susmuş, diller tutulmuştur. Fransa’ya en büyük bir meydan muharebesi kazandırmış, en karanlık bir anında milletini tekrar yaşama hakkına sahip kılmış olan bu muhterem askerin, ikinci büyük cihan harbinin başında, Alman silahlarını görür görmez “benden paso” diye ters yüzü dönüşü, kurnazlık veya alçaklık şeklinde iki türlü yorumlanan bu hareketi, onun baş tarafında Faşist sürülerinin hücumuna maruz bırakıp, anlaşmayı tek taraflı olarak bozan kimdi? Şu dünkü mağlup Fransa’ya, en ümitsiz zamanında ölümlere atılacak imanı aşılayan kahraman Petain mi? Dünkü cesaretle sonraki ödlekliğin izahını, bir sürü gerekçelere, müdafalara rağmen ne Fransa, ne dünya yapabilmiştir. Biz Türkler, en ümitsiz anda Verdun’da bir sancak gibi dikilmiş Petain’e gösterilen alâkasızlığı anlamadığımız kadar, vatanını ve müttefiklerini, sıfatların en ağırını üzerine çekecek bir hareketle, düşmanına teslim etmeye kalkan aynı adamın çirkin tavrının da yabancısıyız. Ama dünkü o, sonraki bu hareketi neden yaptı?
İnsana vatanı sattıracak bir sebep dünyada mevcut mudur? Muvazenesi mi bozulmuştu? Yoksa Fransa’nın bu yolla kurtuluşa ereceğini mi sandı? Öyle sualler ki kimsenin sormak aklından bile geçmiyor. Herkes susmuş. Dünya yüzünde hiçbir ölü için onun kadar sükût edilmemiştir. Anlaşılan bunun da muhakemesi, bir çokları gibi asıl hesap gününe kaldı.
Şardağ, R. (1951, Temmuz 30). Günübirlik/Mahşere. Yeni Asır, s. 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

