Ankara Radyosu’nda dersler

“Beni derslere, alnı açık ve çekinmeden davet eden radyo idaresi, genç ve enerjik müdürlerinin de alâkasıyla derin bir intibah içindedir. Her girdiğim dersten büyük bir huzur içinde ayrıldım.”

İş başına geçtiği günden bu tarafa, Ankara Radyosu’nda esaslı bir ıslahat hareketine girişen ve genç olmaktan başka hiç bir eksiği bulunmayan radyo müdürü Münir Bekman, bu sefer bizzat yerinde yaptığım yakın tetkikler sonunda anlamış bulunuyorum ki gayretlerini ciddi hedeflere teksif etmiştir. Türk müziğinin idaresini, müdürden gördüğü yakın alâka ile kökten ele alan eski muarızım Cevdet Kozanoğlu‘nun daveti ve müdürün arzu ve isteği ile girdiğim bütün derslerden büyük bir huzur içinde ayrıldım. Bu huzurun çeşitli amilleri arasında en başta geleni, derslerin bütün ciddiyeti ile başlamış olmasıdır. Ekrem Güyer, Necdet Varol, Nevin Demirdöven makam, solfej ve sair hususlarda hocalık yapmak üzere vazifelendirilmişler, Ruşen Kam, derslere, geçmiş yıllardaki alâka ile tekrar başlamıştır. Hocam ve değerli müzisyen Halil Bedii Yönetken nota, şahsına daima hürmetkâr kaldığım, ihtisası dışında konferanslar vererek yapılacak işlerini ihmal ettiği için acı acı tenkitlerde bulunduğum Refik Ahmet Bey de edebiyat hocalğı vazifelerine program gereğince devam etmektedirler. Yirmi kişiyi geçen stajyerler grubuna hocalık eden değerli kanuni Varol’un dersine girdim. Bütün dizisi, güçlüleri, durakları, yedenleriyle Çargah makamını teşrih eden genç ve kıymetli müzisyen, derse kimi kaldırmışsa cevap almıştı. Altı ay uğraştıktan sonra Fuzuli’nin iki mısraından yaptığım bir Aksak Semai’yi koro halinde geçmekte olan daha üst seviyedeki solistlerimiz hakkındaki hükmüm bu dersten çıkarken iyice takviye edilmişti. Bu arada sevgili kardeşim ve memleketin yegâne halk müziği kompetanı Muzaffer Sarısözen‘in dersine de girdim. Daha yeni giren acemiler solfej söküyor, stajyerler nota okuyordu. Koroyu teşkil eden Sabahat Karakulak. Muzaffer Akgün, Turhan Karabulut, Ali Can gibi yetişmiş sanatkarlar ise sade nota okumak değil söylenen melodilerin notalarını yazabiliyorlardı. Kendilerine geçtiğim bir Boyabat türküsünü, hep birden ve tekrar ettirmeden notaya almaları bir kat daha hayranlığımı teyit etti. 

“Bir zamanlar akademik mektep vazifesini gören bu radyo..” diye on defa tekrar ettiğim bir cümleyi ve Ankara Radyosu’nun düştüğü perişan hali tasvir edişimi değerli okurlarım kuvvetle hatırlayacaklardır sanırım. İşte bu radyo yine o akademik mektep vazifesini gören eski radyo olmuştur. Bu radyoda o dirayetli müdür ve ondan gördüğü alâka ile Cevdet Kozanoğlu bütün gizli ve pasif kalan enerjilerini seferber etmişler, temennilerimizin gerçekleştiğini görmek bahtiyarlığına bizi kavuşturmuşlardır. Var olsunlar! Ancak yine de bizce eksik olan bazı cihetler var ki bir müddet sabır ve bekledikten sonra, benden tenkitlerimi de esirgemememi rica eden radyo müdürü arkadaşıma hitapla bunlar üzerinde de duracağım. 


Şardağ, R. (1953, Aralık 31). Ankara Radyosunda dersler. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın