En acı tenkitlerimi kendisine tevcih ederken bile sazındaki icra kabiliyetini taktirle andığım Kozanoğlu‘ndan bu seferki Ankara seyahatimde bir barış ve dostluk havası içinde ayrıldım. Çok sert ve doz bakımından çok acı olan bu yazılarda bütün hedefim, mazide iyi günler görmüş olan Ankara Radyosu’nu son yıllarda içine düştüğü perişanlıktan kurtulmuş görmekten ibaretti. Hele bu şerefli mazide hissesi bulunanların en başında Mesut Cemil, Nuri Halil beyler gibi, Ruşen Kam dostum gibi Cevdet Konazoğlu da bulunduktan sonra!
Son Ankara seyahatimde ve ona tekaddüm eden günlerde bu radyonun tekrar bir gelişme ile eski yıllardaki disiplinli çalışmaya avdet etmesi ve temennilerimizden büyük bir kısmını gerçekleştirmesi bu radyonun muhterem müzik şefine karşı bütün sitemlerimden beni kurtarmıştır.
Ben demiştim ki Ankara Radyosu’nda Ekrem Güyer, Nevin Demirdöven, Müzehher Güyer, Sadi Hoşses gibi değerlere seyrek seanslar verildiği halde piyasadan, şuradan buradan devşirme bir sürü sanat yoksuluna daha çok seans veriliyor. Bugün çok şükür bu hadise önlenmiş, piyasadan gelme ve devşirmelerin büyük bir kısmı tasfiye edilmiştir. Biz demiştik ki: Solistler arasında sıkı bir eleme yapılsın ve bu elemede ses sanatının evc notasına ulaşmış üstat Münir Nurettin, Şerif Muhiddin ve çok değerli müzisyen Mesut Cemil Tel bulunsun. Yazık ki, Mesut hariç, bu dediklerimiz Ankara’ya çağrılmış, eleme yapılmış, hak yerini bulmuş, eskiler içinde Nevin, Ekrem Güyer ve Kanuni Necdet Varol hocalık derecesine yükseltilmişler, radyoda kendilerine ders saati tahsis edilmiştir.
Biz demiştik ki güfte hataları facia halindedir ve seans zikrederek yapılan hatalara işaret etmiştik. Ankara Radyosu’nda güfte hocalığının, bu hususta yetkisi olduğuna emin olduğum Refik Ahmet Bey üzerine almış, ayrıca bütçeye de bu maksatla yeni bir kadro koydurarak ilerde de bu işin hocasız kalmaması ve aksamaması temin edilmiştir. Biz demiştik ki radyolarımız klâsik üslûbu hakim tutan vakur eserlere gerçek yerini versin, bir takım zıpır ve bayağı seviyedeki şarkılar repertuvardan çıkarılsın. Henüz bu mesele kökten halledilmemiş olmamakla beraber, bazı tedbirlerin alınmasına tevessül edilmiştir. Biz demiştik ki dersler alargaya alınıyor. Hocalar da bu işi ihmal ediyor. Yeni radyo müdürü ile işbirliği yapan Kozanoğlu bu işte de büyük bir alâka göstererek disiplini iade etmiştir.
Çok sevgili okurlarım, şimdi artık sayılı musikişinaslarımızdan olan Kozanoğlu‘na dost elimi uzatmak şerefli insanların yapacağı bir şey değil midir? Ben de onu yaptım. Kendisini tebrik ile elimi uzattım. Müsamaha terbiyesini ve tenkitleri dikkate almaktaki incelik ve zekâsını övdüm. Bu satırın müsvettesini yazan kalemim, aramızdaki barış ve dostluğun bir sembolü olarak muhterem Cevdet Bey‘le hatıra olarak değiştiğimiz kalemdir, onun kalemidir.
Not:
İncelik ve zekâsı ile, Cevdet Bey’in ve benim aramda köprü mahiyetindeki ilk yakınlaşmaya vasıta olan, son neslin üstatlığa doğru yol almış üçlü grubuna dahil (Cüneyt, Halil ve Necdet) sevgili Halil Aksoy‘a keza aynı yolda çalışan, Cevdet Bey’le aramızdaki münabesetleri yumuşatan değerli arkadaşım Nevin Demirdöven‘e ve samimi, mert sanatkarlarımızdan Suzan Güven‘e derin teşekkürlerde bulunmayı vidcan borcu sayarım.
Şardağ, R. (1954, Ocak 1). Ankara’da Kozanoğlu ile barış. Ege Ekspres Gazetesi, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

