Mesnevî yazılıyor

 ARTIK ONUN TÜM BİRİKİMLERİNİ KONYA’DAN, İSLÂM DÜNYASINA VE BATI’YA VE DE EVRENE UZANDIRACAK, DÜNYAYI SARSACAK, DİNLERİ, SOYLARI VE GÖNÜLLERİ YENİDEN BİRLEŞTİRECEK EN OLGUN ESERİN DOĞMASI GEREKİYORDU Nasıl Şems bir anda kibriti çakmış, hünkarımız aşk, feryat, kendisini kaybediş, daha doğrusu Allah’ta kayboluş dünyasına dalmış idiyse, bu kez de Mevlânâ tutkunu, o vefalı Ahi çocuğu, ondaki olgunluk, [...]

Mevlânâ’da aşk sürüyor

Kudüm ve ney sesleri arasında kendilerini kaybetmiş olarak dönerler… Divân-ı Kebîr, gerçekten bir aşkname ve feryatnamedir. Yüce Mevlânâ gazellerinde takma ad olarak Şems, Şemseddin’i kullandı. Her gazelinde, o sevgilinin adını bir kez daha yinelemiş oldu. Mevlânâ, Şems’le coşmuş, Salâhaddin’le durulmuş, Hüsamettin Çelebi ile en olgun, verimli dönemine girmişti. Hünkâr, aradığı vefayı bulmuştu onlarda… Mevlânâlar diyoruz. [...]

Horasan’dan Konya’ya doğru

HARİZM HÜKÜMDARI, RAHATSIZ, HATTA SIZLANMADA, MOĞOLLAR ÇEKİRGE GİBİ ASYA’DAN BATI’YA DOĞRU YAYILMAYA BAŞLAMIŞLAR, ANADOLU’YA KAPI AÇILMIŞ GÖÇMEKTEN BAŞKA ÇARE YOK… Kona göçe ilerleyen kervan, Şam ve Halep’te bir hayli durak yapar. Şam’da Mevlânâ birçok tasavvuf ve İslam bilginiyle tanışır. Derslerine devam eder, bilgi gömüsünü iyice zenginleştirir. Tebrizli Şems içinde duyduğu cezbelerle coşkularla yepyeni bir karakter [...]

Derinliğine inilemeyen bir engin deniz

Ona hiçbir sıfat erişemez, hiçbir övgü yaklaşamaz, hiçbir açıklama ulaşamaz “Din bilgisi, din bilgisi… Aslı bozuk, huysuz ve karaktersizin, mayası bozuğun din bilgisinden ne hayır gelir. Din yolunun gerçeklerini bildik, ama bir de kendine, mayana bak bakalım, nicedir? İyi mi? Mevlânâ’da Batı’dan yüzyıllarca önce işlenen akılcı rasyonalist felsefelere birkaç cümle ile ışık saçılır… Engin kültür, [...]

Zeki Müren, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy ve ekran

“Yeni hükümet kuruldu ve sen bu hükümette pek umutlu değildin. Bu önemli konuya dokunmadan bir TRT sorunu üzerinde duruyorsun” diyebilirsiniz. Biz bu konuyu, bir hafta daha beklentiye aldık. İnsaf terazisinden de geçirerek gelecek pazara, nasipse, görüşlerimizi bildiririz. Bu arada başta İzmir televizyonu olmak üzere, TRT yayınları gerçekten güzeldi. İki hafta önce üç ünlü solistimizle ilgili [...]

Söz geçiremeyiş mi danışıklı dövüş mü?

Günlük siyasetin, çirkin kavgaların içine girmekten hep çekindim. Çekindim değil, tiksindim de. Bu yüzdendir ki, girdiğim partiden bile kısa bir süre sonra bağımsızlığı seçerek koptum. Meclis dönemimi böyle geçirdim. Bir şey, beni hep üzmüştür: Sayın Semra Özal’ın başlangıçtan beri, bu günlük politikanın içinde, ülkenin sorunlarını kendi kendine itişi… Bunda, Sayın Özal’ın baskısı olduğuna da pek [...]

Ne fark eder ki…

Dün ANAP’ın genel başkanlık seçimi vardı. Türkiye’ye çağ atlatılacağı umutlarıyla yola çıkan, iki büyük seçim ve bir ara seçim dönemleri içinde bu umutları yaşatabilmeyi sürdüren ANAP, nasıl oldu da bu hale düştü? Genel kurullarında, ya Akbulut ya Mesut Yılmaz ya da on dakikalık ve şaşırtmaçlık bir ad mı çıkabilecek? Kim çıkarsa çıksın, bu talihsiz partiyi, [...]

Sanatçılar ve partiler

Hafta içinde Cüneyt Arkın başkanlığında birkaç sinema oyuncusu, aralarına hayali ihracatçıların yakınlarından birini de alarak yola çıktılar ve “Biz partili değiliz. ANAP iktidarının sanata verdiği değere şükranlarımızı duyurmak için buraya geldik” demeyi de ihmal etmediler. GİDENLER SANATÇI MI? Önce işin bu yanını tartışmak gerekiyor. Sanat, insanların ruhsal dünyalarını ateşe vermektir. Gidenlerin tümü, böyle bir gücün [...]

Star’da Akarcalı

Şardağ, R. (1991, Haziran 2). Star'da Akarcalı. Milliyet, s. 13.

Okurlarımla

Okurlarımla diyorum ama hepsine yetişemiyorum. Birikmiş. 102 tane sıcak içtenlikli mektubun hangisine yanıt vereyim? İçlerinden bir bölümünü yanıtlıyor bir bölümünü geriye bırakıyorum. Okurlarım beni bağışlasınlar, hepsini yanıtlayamadığım için. Haftada bir gün ışıyıp sönen bir sütuna daha çok yanıt tıkıştırmak kolay olmuyor. Sayın Hilmi Haşal Bulgaristan’dan Bursa’ya yerleşen soydaşımız. “Dengesizler Adına” adlı bir kitapta toplamışsınız şiirlerinizi. [...]