Güzel bir asker

“Ne güzel insan” dediğimizde, herhalde salt kaşı, gözü ve beden yapısını değil, bunların dışına taşan, sevecen, görevinde güçlü saygınlıklı bir insanı da dillendirmek isteriz. Pek yakında, Türk ordusunun en büyük katını, kendi dileğiyle bırakacak ve emeklilik yaşamına başlayacak olan Genel Kurmay Başkanımız Necdet Üruğ ‘u düşündüm ve öyle koydum, “Güzel bir insan” başlığını. İran’ın bilim, [...]

Dan dan da dan dan…

Ramazan davulu değil bu! Sayın Özal’ın silah serbestliği önerisi: İsteyene silah alma özgürlüğü! Başbakan’ın ortaya attığı ilk gerekçe çok önemli. Hafif baskılar karşısında daha sonra konuyu kıvırtması, uyduruk gerekçelere sarılması o kadar önemli değil. “Hafif baskılar” dedim. Basındaki tepkiler, beklenenden daha güdük kaldı. Ya muhalefet? 12 Eylül’den yeni çıkmış, tüm izinsiz silahları toplatmış bir dönemi [...]

1980 öncesine dönmeyelim

Dönmeyelim elbet. Ama Sayın Özal’ın, siz her akşam, “1980 öncesine dönmeyelim” diye televizyonda boy gösterdiğini görünce bu milletin Sayın Başbakan’a bağlı çok olumsuz kuşkuları oluştuğunu da unutmayalım. İzmir’de bir yıl önce açılmış bir köprüyü yeniden açan Özal, konuşuyor. “-Bu güzel, huzurlu günleri bırakıp 1980 öncesine dönmeyelim!” Basın; başta Taşar ve Keçeciler olmak üzere her gün [...]

Erdem’in erdemi…

Vakıflar Bankası Genel Müdürü Sami Erdem, uluslararası bir çizgide uğraş veren İngiltere’nin EUROMONEY kuruluşunca, yılın en büyük bankacısı seçildi. ANAP iktidarı zamanında böylesine bir başarıya ulaşmak, bir devlet bankasının, bulaşmalardan uzak kalabilmiş olması demektir ki övülmeye değer olay bu, bence. Bizim Ziraat, Halk bankalarımızın, Anadolu Bankası’nın başında da değerli, deneyimli, en yüksek puana hak kazanabilecek [...]

İstanbul Müftüsü ve İslâm’da sosyal adalet (*)

İstanbul’un sayın müftüsü bir fetva verdi: “Bugünkü koşullar içinde memur, emekli ve işçilere de onurlarını kırmadan zekât vermek gerekir.” Vay efendim, sen misin bunu söyleyen! Devlet Bakanı Sayın Kazım Oksay’ın irtica karşısında susan dili, ilk kez burada açıldı. “-Hakkında soruşturma açtıracağım.” Keçeciler de demişti ya,,, Keçeciler, “Diyânet İşleri Başkanı türban konusunda fetva versin” dememiş miydi? [...]

Eurovizyonda sıfır…

Hakkımız sıfır mıydı? Sonucu, haksız bulabilirsiniz. Hatta, “Kıbrıs Rum temsilcisi olan o tipsiz ve renksiz kızdan da mı geride olacaktık?” dersiniz. Ne olurdu efendim, yirminci, hatta onsekiz ve onbeşinci olsak ne olurdu? Yıllardır kapılarını aşındırdığımız dünya Eurovizyon yarışmasına, bizler, hep birincilik hülyasıyla gidip sonuncu olup dönmüyor muyuz? Geçen yılki şarkımızın ortalarda bir yere oturması, bize [...]

Maksim’de fasıl…

Birkaç ay önceydi. Aziz bir dostla, Maksim’de, fasıl dinledik. İcra edilen eserlerin, seslerin ve oluşturulan düzenin hayranı kaldık. Türk musikisini, sahnelerimizin baştacı yapan iki kişi, Fahrettin Aslan ve Osman Kavran dostlarımdır. Gece yaşantım olmadığından vaktim olmazdı gitmeye. Ama yakın dostum, “Gel gidelim, Şardağ” deyince yürekten benimsedim. Yetmiş yaşın işbitmişliğine rağmen Maksim’e girdik. Fasıldan dağılıp gönüllerle birlikte [...]

Cansızoğlu sorunu…

Sayın Cansızoğlu,seni benim kadar hiç kimse kolay kolay tanımaz. Meclis’te odalarımız karşılıklı. Yalnız odalarımız mı, gönüllerimizde de bir sıcak yakınlık var. Türk basınına biraz da yanlış yorumlattığın ve seni iyi tanımayanların yanlış yorumladığı şu kravat takma ve bunu türban yasağına karşı direnme olayı. Bunu bırak da ben ışığa çıkarayım. Aramızda bazı görüş ayrılıkları yok mu? [...]

Filistin nereye?

Filistinliler, vatanları dışında yeniden birleştiler. Uluslararası terör örgütünün ısrarla yanlısı olan Ebu Nidal grubunu dışlayarak bir yumruk gibi toparlandılar. Bu “yumruk” sözcüğü bizim değil, Le Monde’un. Peki, nereye inecek Filistin yumruğu? Bir türlü paylaşamadıkları Kudüs’teki İsraillilerin başına mı? İyi ama oraya yerleştirilen Musevilerin hepsi ülkücü. Dünyadaki tüm çıkarlarını bir yana iterek çölü, uygarlık ışıklarıyla yangına [...]

Tarihsel Gerçekler ve Demirel’e Sitem

Beni sağa sola kaydırmaya çalışanlar var, ama ben tarafsızlığımı koruyorum. İstanbul’da bir aydır önemli bir rahatsızlığın mücadelesini verirken bir gazetede, ANAP’a katılacağım yazılmış. Seçim bildirilerini, parti programını tersyüz etmiş bir partiye, halkına karşı acımasız, yabancı ve düşmanlara karşı ipek kadar yumuşak davranışını izlediğim ANAP’a katılmak, vicdanıma ters düşer. Kuşku yok ki tarafsızlık, fikirsizlik demek değildir. [...]