Kader, Hikmet Edebiyatı ve Ziya Paşa

Ziya Paşa (1829-1880) Sonsuzluğa mısra mısra hikmetler bırakmak faslını kapayan odur. Mısra mısra hikmetleriyle sonsuz olan da gene odur.Rüştü şardağ Alın yazılarımızın en eski san’atçılarını hatırlıyoruz: Onların, bir büyük ruh saltanatına dayanan varlıklarında duydukları tek rahatsızlık ve ağrı noktası, günlerin pertavsızına ve zamanın akışına sığmayan talihimiz değil mi? İnsan oğlunun kaderi!.. Bu ne avuca sığmaz, [...]

Dostluklar, takrizler ve sonsuz “aferin”ler

Halbuki dün, bugün için bir ibret aynası olmalıydı...rüştü şardağ Edebî hayatımızın tenkid alanına eğilenler, bir mübalâğalı hüküm verme hastalığına şahid oldukları gibi, bu hükümlerin, ya bir hıncın gıcırdayan dişleri arasından çıktığını veya bir dostluğun, bir yaranma, bir gönül yapma arzusunun teşvikinden doğduğunu görmededirler. Koruma ve yol gösterme her devir için faydalı gelecekler adıyan tılsımlı bir [...]

Edebiyatımızda çocuk

Evlerimizin bu en küçük, fakat meselelerimizin bu en büyük olanını, edebiyatımızın daha büyük bir kuvvetle işlemesini görmek isteriz.rüştü şardağ O, bir memleket davası olduğu kadar yüzünü insana döndürmüş olan san’atın ve edebiyatın da özlü bir tarafı, içimize sevginin şiirini döken bir kaynağıdır. Küçük gravürlere, hattâ kartpostallara kadar sızmış şu ana ve evlâd bağlanışını gösteren sayısız [...]