Geçenlerde eski dostum büyük Türk romancısı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun hatıra üstüne kaleme aldığı ve "Ötede kalan şey" başlıklı nefis yazısını lezzetle okumuştum. O gün bugün bu mevzu içinde, inanın okurlarım, kırk derecelik bir ateşle kıvranmadayım. Hem bir hakikati şu fıkra köşeciğimde itiraf edeyim: Güzel olan, sanat olan, sanatta kuvvetli ne varsa hep hatıraya dayanır. Dünyanın [...]
Kategori: Edebiyat yazıları
Wells’in ardından
Dünyamızın geleceğine dair haberler veren Wells'in ölümünü, basınımız yaprak kımıldamaz bir durgunluk ve alâkasızlık içinde karşıladı. Son asrın en büyük zekâlarından biri olan İngiliz romancısı Wells'in, zaten eserleri Türkçe'ye çevrilmek bakımından da şansı az bir romancıdır. Fakat asıl talihsiz Türk okuyucuları olsa gerek! Bir burjuva evinde işçilik yapan bir kadınla bir bahçıvandan dünyaya gelen Wells'in [...]
Edebiyatımızda dikkat noktaları: Küçük insanlar
Bunlar kimlerdir? İnsanî edebiyatın iyiden iyiye tetkiki, modern dünya edebiyatının son zamanlara kadar verdiği mahsullere tahlili bir göz ile dalış, bu sualin cevabını verecektir. Garp, edebiyatı hayata bağladığı günden beri, bu hayat içindeki insanın nasibi için siyasi sahada, iktisadi sahada ve sanat sahasında asırlardan beri çırpınıp durmuştur. Asırlardan beridir ki, devler ve küçükler halinde, kastlar, [...]
Namık Kemal
Onu küçük çocuklar ve ihtiyar kadınlar bile tanıyor. Anadolu'nun en temiz evlâdı, İstanbul'un en erkek ve mert hemşehrisini bilmeyenler, bilenleri ürkütmeyecek kadar dağınık ve az bir şey... Fakat her yaşayan iyi ve güzel midir? Veyahut fena ve çirkin mi? Evvelâ, şairin içimize karışmış olan gölgesinin hatlarını çizemez miyiz? Kemal'i düşünüyorum; gürültücü bir adam. Ses, hareket [...]
Petek’ten Bal
Evvelki gün bizim gazetede başyazı sütununda çıkan “İdrâk Âlemi” adlı yazıyı her halde okudunuz. Nereden gelip, nereye gittiğimizi kâinatın felsefî ışığı altında bilmem kaçıncı defa soran doktor Hüsamettin Petek, Türk edebiyatında yeni bir yazı janrı getirmiştir. Onu, İzmir Radyosu’ndaki konuşmaları ve bizim gazetelerdeki yazıları ile tanıyanlar, karşılaştıkları mevzulara bakarak şaşkına dönüyorlar. Namus, Pırlanta, Eşek, Bayram, [...]
Kitabî olmayan bir kitap
Bir zamanlar safsata ile, bir zaman dinle, bir zaman felsefe ile karıştırılmak istenen ruhiyat, paçasını orta çağdan kurtarıp 16. asırda hürriyeti seçince artık ilim olmasına hiçbir mani kalmamıştı. Düşünme, duyma, hayâl etme, gülme, oynama, etme, eyleme, sevme, kızma.. İç kâinatımızın birer incisi mesabesinde olan bu ele gelmez varlıklar ne yazık ki, birçoklarımız için ağızımızdaki dişlerimiz [...]
Güntekin’in selâmı
Tanınmış Türk romancısı Reşat Nuri Güntekin, İstanbul'dan gazetemize gönderdiği sıcak mektubunun bir yerinde "çok sevdiği Rüştü Şardağ'ına" da selâm göndermiş. Bu bir tek selâm ile sarhoş olan hislerim, onu bir fıkra boyunca anmama vesile oldu. Bizde "selâm"ın linguistique'i İslâm, müsalemet, iyi ahlâk, sükûnet, rahatlık, barış ve huzur'a, kadar genişler. Bir fincan kahvenin kırk yıl hazırını [...]
Vah Niyazi’ye*
Bana bundan sonra her sabah, tevazunun ve insanlığın ateşini taşıyan bakışlarla kimler "Merhaba" diyecek? Beni hangi dost, böyle senin gibi riyasız, günde bir kaç defa öpecek? Ne yaptın evlâdım, nasıl bizi Yanıkoğlan'sız bırakıp gittin? Hangi cepheni aramayalım? Hangi bir meziyetini yaş dökerek anmayalım? Bir büyükşehir belediyesinde küçük bir raportördün. Büyük büyük makamlarda oldukları halde iskemlelerini [...]
Matine ve bir tashih
Sevdiğim bir genç araya girdiği için bana teklif edilen dünkü matineye gidecek ve muasır Türk sanatını izah etmekliğim davetini reddetmeyecektim; eğer bazı sebepler ve mazeret olmasaydı. Fakat şehrimizde çıkan bir gazetede şiirlerini okuyan sanatkârlar arasında adımın da geçtiğini görünce tashih etmek icap etti. Benim şiirim mi? Beş on defa hayır! Şiir denen o muhteşem meşgaleyi [...]
Dev romancıyı uğurladık
Dün şehrimize gelip Bergama'yı ziyaret eden ve akşam Atina'ya hareket eden İngiliz romancısı Somerset Maugham'ın daha fazla kalmamasına, roman sanatı ve kendi sanatı hakkında aydınlığa götüren görüşlerinden faydalanmayışımıza yandım. Onu küçücük bir sütun içinde belli başlı hatlarıyla -mümkün olabildiği kadar- anlatmaya çalışacağım. Ama hemen başta söyleyeyim ki bir sanatkârı en iyi tanıtan yazı, bizzat kendi [...]
