Dilimizin taş devri

İstanbul Radyosu’nun bir “Söyleyin Çalalım” mı, “Söylemeyin, fakat biz namınıza uyduralım” mı, bilmiyorum, bir plâk neşriyatı seansı var. Her neyse, maksat bu değil. Geçen gece radyonun röportajcıları fakülteye gitmişler, çeşitli meslek mensubu fakülte öğrencilerine soruyorlardı: “Hangi şarkıyı istiyorsunuz?” diye. Bir aralık hukuk fakültesi son sınıf öğrencilerinden bir genç, arzusunu dırladı. “Dırladı ne demek?” demeyin. Vallahi [...]

Pîr aşkına

Türkiye’de hukuki ve meslekî bir tâbir olarak ilk tahsili, ama gerçekte milyonlar için belki son tahsili gerçekleştirmek dâvasında olan hocalarımızın, senelik istişare kongreleri bugün sona erecektir. Onları, yaman bir münevver olan Millî Eğitim Müdürü'nün şahsında iki gündür sevgi ile selâmlıyorum. Bu münevver kitleyi, mesleğin içinde çalıştığım ve dışında kaldığım günlerde işittiğim, “Muallim idealisttir, mefkûreci­dir.” sözlerine, [...]

Bu anket değil, fâcia

Bilmem Ordinaryüs Profesör Tevfik Sağlam’ın Tıp Fakültesinin 7 inci sömestresine kadar ulaşmış olan gençler arasında yaptığı anketin neticelerini gördünüz mü? Ben görmedim, görmek talihsizliğine uğramadım ama, gazetelerden öğrenmek felâketine ne yazık ki uğramış bulunuyorum. Anketin soruları ve neticelerini tafsilatı ile sıralamaya sütunum pek müsait değil, ama, kısaltarak nakledebilirim. Profesör sormuş: -Yabancı dillerden bir tek tıp [...]

Satılık eşek

Kırk yıla ulaşan bir öğretmenlik.. Liselerde, yüksek okullarda edebiyat, diksiyon, fonetik, Türk kültürü ve sanat eleştirmeciliği hocalığım.. Öğretmenlerini gırgıra alan çok öğrenciye tanık oldum. Ama öğretmeninin sırtına, “Satılık Eşek” yazılı kağıt yapıştıran saygısız öğrencilere hiç rastlamadım. Kahrından ölen hocaları için hiç acı duymuyor mu o dengesiz, hissiz çocuklar, merak ediyorum. O çirkin kağıdı hocalarının sırtına [...]

Talim ve Terbiye’de aynı oyun

Bizim günlük siyasetle ilgimiz yok. Hoş bu konuda pek bilgimiz de yok. Olsaydı, Meclis’e girdiğimiz partiden altı ay sonra ayrılır mıydık? Bu sütunda yazdığımız yazıların günlük siyaset kokmamasına, kişisel garaz, kin ve dostluk amaçlı olmamasına da dikkat ederiz. İş, Milli Eğitim Bakanlığı’na gelince durum biraz değişiyor. Bir önceki Bakan Avni Akyol da, şimdiki de dostumuz, [...]

Öp babanın elini

Bir grup üniversite profesörü kuyruktalar. Kendilerini ziyarete gelen Sayın Özal’ın elini sıkacaklar. Cumhurbaşkanı diyemiyorum. Ortada Cumhurbaşkanlığı mı kalmış ki! Siyaset sahnesinde hop hop zıplayan, namus yeminine ters düşen Sayın Özal’ı tam sevmeye çalışıyorsunuz, gündelik politikanın bir yanını ateşleyiveriyor. Çat orada, çat burada; kendini kanıtlama çabalarına girişiyor. Yine de Cumhurbaşkanı. Yine de sayılması gerek. Nitekim bir [...]

İki bakanlığın arasında ta’lim ve terbiye

Hafta içinde ucu Milli Eğitim ve Kültür Bakanlarına dokundurularak geçiştirilen haberler yayınlandı: Yaşar Kemal, Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Atilla İlhan, Hilmi Yavuz ve daha birçok romancı, ozan, öykücü ve denemecinin kitapları, Kültür Bakanlığı’nca yasaklanır olmaktan çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise tam tersine, bu isimleri okul kitaplıklarından dolaylı olarak da öğrencilerden koparıyor. Bu yazar, ozan ve [...]

İşte bu güzel…

Eğitim Bakanı Sayın Köksal Toptan, hafta içinde yüreklere su serpen, insana oh dedirten bir kararı patlattı: “Okullarımızda artık, resim, müzik, beden eğitimi derslerinden kalmak yok.” Gönül, birkaç yıl sonra bu karardan dönülmemesini diler. Yüzeyden bakılınca “Bu dersler o kadar önemsiz mi?” Onları okutan sevgili öğretmenlerimiz böyle bir kuşkuya kapılabilir. Kendi derslerini küçültülüş, öteki öğretmenlerin yanında [...]