Ağlaması Bitmeyen Adam

-Aziz dostum Dülger Kemal'e- - Herifin yüzü güneş görmemiş ki... Gülüşmeler bağırtı olmaktan da çıkıyor, kahvecinin "şekerli bir!" diye yırtınan sesiyle karışarak, Karacaahmet çayırlığına, saf halinde bir askerî kıt'anın dizilişi gibi sıralanan kadın, erkek, akşam gezmesine çıkmış bir sürü insanın gürültüleri arasında kayboluyor, az sonra aynı gülüşler yeniden haykırış halini alıyordu. - Herifin yüzü güneş [...]

Kukaşina

Jānis Poruks(1871-1911) Silamatch'den Bruckenburg'a giden yolun kenarında bir taş, az büyücek bir taş yoktur ki üzerinde Kukaşina oturmuş olmasın. Dilimizde iyi bir söz, sevimli bir kelime yoktur ki Kukaşina herkese söylemiş olmasın.  Bu yüzdendir ki, Kukaşina bütün nahiyede sevilir. Hattâ yalnız serseriler ve bohem hayatı sürenlerle arkadaşlık eden, zamanını köpeklerle insanları izaç etmekle [rahatsız etmek] [...]

Şakadan Anlamayan Adam

Hani bu eğlenceler onun da hoşuna gitmiyor değildi. Artık kış mış, hiç bir şeye kulak asmıyor, karanlık çöker çökmez yeniden kömür koymaya lüzum bile görmeden mangaldaki kıvılcımlı külleri eşeleyerek bir iki lokma atıştırıyor ve elindeki fenerle elektriksiz sokaklardan geçerek kendini mühendisin karısının evine dar atıyordu. Eğer kiracılarında toplanılıyorsa sakat ayağını sürüyerek nefes nefese merdivenleri çıkıyordu. [...]

Bir Misafir

Bulgar Hikâyesi I Hareket etmiş olan gerideki takımdan Stoyan Gaşiniket, bazen şehirdeki garnizonuna, bazen köprülerin birleştiği yerdeki polis müfrezelerine bazen de gerideki Alaya şimedriferle zahire gönderen kollara yardım ederek ve mahpusların yarına katmak için baraz daha muhafız göndererek ilerleyen ordunun izlerini takip ediyordu. Şehirden şehire, kasabadan kasabaya alacalı bulacalı kaputunu örtmüş, ağır bir arkebüz [bir [...]

Bir beyaz saadet

Rainer Maria Rilke(1875-1926) Sigorta memuru Thedor Fink, Riviera için Viyana'yı terketmişti. Yolculuk esnasında, rehberde tahrirat müdürünü iki saat kadar bekleyeceği Verone'e geceleyin varacağını farketti. Bu onun için fevkalâde bir şey ihdas etmiş değildi. Bir sigara tellendirdi. Sonra, onu içmeye tahammül edemeyince bir kavis çizdirerek kapı aralığından attı. Bakışları martın manasız ve soluk peyzajı içinde yanan [...]

Çayırdaki eşek

Fransız Hikâyesi Luzul'un çayırında her Allah'ın günü bir eşek görülürdü. Bu her şeyden önce hafif mırıltıları hissedilen rüzgarda yavaş yavaş sallanan bir oriflam [bayrak] gibi kulaklarını başına doğru diken ve diğer arkadaşlarına benzeyen bir eşekti. "Loue Passe" kasabasında posta müvezzii [dağıtıcısı] olan Luzul'un hemen hemen bütün serveti bu hayvandı. Zooloji eşeğin Perissodactyla [tek tırnaklı] sınıfından [...]

Canlı sinema

Yaşar Nabi Nayır(1908-1981) -İyi dost Yaşar Nabi'ye- Şehrin sessizliği kahveye de çökmüştü. Böyle her Ramazan akşamı, yatsı ezanı okunup da oruçlu insanların doldurduğu büyükçe bir alay camilere boşanmaya başlayınca -burasının havasında garip bir ölgünlük doğuverir, çalgılı gazinolar ezan bitinceye kadar saygı gösterip gürültüyü keserler, sokak içlerindeki manavlar: "Çekirgenin bu mal be kuzum!" diye taşan heyecanlarını [...]

Muhacir

Sedirin yırtık muşambasına parmaklarını geçirip oynamaktan bıkmıştı. Uykusuz geçen bir gecenin göz kapaklarında meydana getirdiği şişkinliği görebilmek için aynanın karşısına geçmiş, soluk, esmer yüzündeki eski gülüşünü kaybetmiş olan, parlak elâ gözlerine şaşkın şaşkın bakıyordu. Kahvedekiler bugün onun hiç kimse ile konuşmayışına, hattâ onları etrafına toplayıp "Köroğlu"nun "Beyahu" sütununu olsun okumayışına bakarak o kadar şaşmadıkları halde, [...]

Yat kalk…

Rüştü Şardağ - Mustafa oğlum, bize yok mu anlıyalım da!- Ulan Mehmet, yumurtacı Hakkı'ya veremedim görüyorsun. Bir çekimlik bir şey var, gözüne mi battı.- Ne cözüme batacakmış da!. Vermezsen ne çıkar ki, toz; rakı olsa anlarım. - Ulan tozu beğenmedin mi? Adama derdini, efkârını unutturur. Demindenberi lâfa karışmıyan yumurtacı Hakkı: - Hani, dedi. Bizde de dert [...]

Geceleyin bir flüt

Flüt Çalan Çocuk(Judith Leyster)  İspanyol mektupları 1820. Gecenin içinden bir flüt ses geliyor. Lâtif, dalgalı ve melânkolik bir ses.. Eski şehirin içine tarihi kapıdan girdiğimiz için sarp bir tepeyi çıkmak zorunda kalacağız. Her taraf sessizlik içinde. Vadiye hâkim bir yayla üzerinden iki sıra ihtiyar, sık kara ağaçların ve iskemle vazifesini gören yontulmuş taşların arasından nehir [...]