Özel televizyonlarımızın, eğlence dünyasında deprem yarattıklarını gizleyemem. Bu arada kullandıkları, “müzik” – “musiki” türlerinin niteliğinde de değerden, çaptan düşmelerine tanık oluyoruz ki bu konuda biraz dertleşelim istedim. Musiki, insanın, büyüleyici parmaklarıyla -söz gelimi- Altamira mağaralarına kazdığı plastik sanatlardan daha önceki bir güzellik türü. Güzele ulaşma, güzeli sevme duygusu Adem babamızla, Havva anamızdan başlar. Bizim musikimiz [...]
Kategori: Musiki içerikli yazıları
Müzik dünyamız
Amatörce bazı besteler de yapmış olan Şardağ'dan, yeni müzik dallarına, karşı çıkma, ya da sevgisizlik bekleyeceğinizi sanmam. Hoşgörü, hem o en yüce Kuvvet'in bize buyruğu, hem insan olmanın gereği değil mi? Dünyayı oluşturan büyük ulusların müzikleri de büyük olagelmiştir. Bu musikiler sonradan okullaşmıştırlar da. Batı'da birbirini etkilemelerine karşın, melodik dünyalarını okullaştırmış olan bir Alman, Ruş, [...]
Öfke baldan tatlı mı?
Hafta içinde, gazetelerde, bir yıl önceki haberin tıpkısı yinelendi. Bir hanım, kocasına “tatlım” dedi diye şaplağı yemiş. Öfke denilen atı, yelesinden yakalayıp gemleyemiyoruz. Zaif mi, çocuk mu, kadın mı, ilkokula giden minicik bir yavru mu, kırılası ellerle çullanıveriyoruz. “-Efendim, biraz içkiyi kaçırdım da..” Böylelerine “içkinin daha güzeli var; zıkkım; onu iç” diyesimiz geliyor. Sadist değilse, [...]
Rüştü Şardağ neci?
İş Bankası’na yönetim kurulu üyesi seçildiğimi, seçimden bir gün sonra gazetelerde okuyorum. Bir gazetemizin Ankara habercisinden geçilen not? “Halkçı Parti eski milletvekillerinden Rüştü Şardağ, İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.” Ben o partide, sanırım beş-altı ay kalıp bağımsızlığı seçtim. Beş yıl, ana muhalefet görevlerini, dokuz arkadaşımla birlikte, iktidara sorular yöneltip genel görüşme önergeleri vererek yerine [...]
Talim ve Terbiye’de aynı oyun
Bizim günlük siyasetle ilgimiz yok. Hoş bu konuda pek bilgimiz de yok. Olsaydı, Meclis’e girdiğimiz partiden altı ay sonra ayrılır mıydık? Bu sütunda yazdığımız yazıların günlük siyaset kokmamasına, kişisel garaz, kin ve dostluk amaçlı olmamasına da dikkat ederiz. İş, Milli Eğitim Bakanlığı’na gelince durum biraz değişiyor. Bir önceki Bakan Avni Akyol da, şimdiki de dostumuz, [...]
Bir Amerikalı müzisyen için makam bilgisi
Bizim epeyce emek verip müzik dünyasına yolcu ettiğimiz, İstanbul radyosu eski solistlerinden Emin Gündüz, Amerika’da artık. Son yolladığı mektupta soruyor: “Hocam, burada tanıştığım bir Amerikalı müzisyen bana, musikimizdeki makamı hayranlıkla sordu, anlattım. Ona giriş ve karar perdeleri ve seyirleri hakkında bildiklerimi söyledim. Bir türlü anlatamadım, ne önerirsiniz?” Gerçekten Batılı müzisyenlere anlatmak zor, bu konuyu. Onlarda [...]
Ayıplı bir eser
Vahdettin’i öven, Mithatpaşa’yı ve arkadaşlarını yeren bir tarih kitabı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı’nca nasıl yayınlanır? Önce Milli Eğitim, sonra da Kültür Bakanlığı’nca, yaşamını yitirmiş bir çok Türk bestecilerini horlayan, besteciyle müzikoloğu ayırd etmesini bilemeyen, her sayfada birkaç kez kendi kendini öven bir ansiklopedi nasıl uygun raporu alabilir? Sayın Yılmaz Öztuna’nın yazdığı bu ansiklopediden önce, [...]
TRT’ye bakış
Son zamanlarda, hele üç özel televizyon da yayın dünyasına girince TRT’yi daha dikkatle ve daha ilgiyle izliyoruz. Ne de olsa onun görüntü ve ses dalgalarında yalnız program değil, devlet var. Özellerdeki bir yanıltı, onda, bin yanıltıymış gibi göze batar. Biz şimdi kalksak, birbirleriyle seks yarışmasına girişen, daha ilgincini sunmak için bazı kez daha niteliksizinden de [...]
İşte bu güzel…
Eğitim Bakanı Sayın Köksal Toptan, hafta içinde yüreklere su serpen, insana oh dedirten bir kararı patlattı: “Okullarımızda artık, resim, müzik, beden eğitimi derslerinden kalmak yok.” Gönül, birkaç yıl sonra bu karardan dönülmemesini diler. Yüzeyden bakılınca “Bu dersler o kadar önemsiz mi?” Onları okutan sevgili öğretmenlerimiz böyle bir kuşkuya kapılabilir. Kendi derslerini küçültülüş, öteki öğretmenlerin yanında [...]
Okurlarımla
Okurlarımla diyorum ama hepsine yetişemiyorum. Birikmiş. 102 tane sıcak içtenlikli mektubun hangisine yanıt vereyim? İçlerinden bir bölümünü yanıtlıyor bir bölümünü geriye bırakıyorum. Okurlarım beni bağışlasınlar, hepsini yanıtlayamadığım için. Haftada bir gün ışıyıp sönen bir sütuna daha çok yanıt tıkıştırmak kolay olmuyor. Sayın Hilmi Haşal Bulgaristan’dan Bursa’ya yerleşen soydaşımız. “Dengesizler Adına” adlı bir kitapta toplamışsınız şiirlerinizi. [...]
