Bizde kitap çıkarmak gibi, çıkan kitaplardan okuyucuları haberdar etmek te bir hayli mesele oluyor. Hele ilmî ve ciddî neşriyatta bu güçlük yine iki cepheden daha fazla çoğalmaktadır. Değerli pedagoji muallimi ve terbiyecimiz Tokat mebusu Hasip Ahmet de bu bakımdan ayni akıbetle karşılaşmıştır, diyebiliriz. Önceleri neşrettiği terbiyeye dair eserlerinden sonra, pedagojide başlı başına birer problem teşkil [...]
Kategori: Genel
Yeni bir hikâyecimiz: Kenan Hulûsi
Kenan Hulûsi Koray(1906-1943) Edebiyatımızın belki en bahtsız ve nasibsiz sahası küçük hikâyeciliğimizdir diyebiliriz. Aksini iddia edenler belki bulunacaktır; fakat bütün bir tanzimat edebiyatını hatırlayınca kendimizi haklı bulmıyor muyuz? Şiir, roman vadisindeki hayli kıymetlere ve eserlere mukabil, küçük hikâyenin üzerinde niyet fırıldağının ne kadar zor ve seyrek durduğu muhakkak. Gazete sütunlarında hemen hergün görülen sayısız hikâyelere [...]
Geceleyin bir flüt
Flüt Çalan Çocuk(Judith Leyster) İspanyol mektupları 1820. Gecenin içinden bir flüt ses geliyor. Lâtif, dalgalı ve melânkolik bir ses.. Eski şehirin içine tarihi kapıdan girdiğimiz için sarp bir tepeyi çıkmak zorunda kalacağız. Her taraf sessizlik içinde. Vadiye hâkim bir yayla üzerinden iki sıra ihtiyar, sık kara ağaçların ve iskemle vazifesini gören yontulmuş taşların arasından nehir [...]
Sarnıç Palas
-Ahmet be, gel de şu işi yap. Hani beni adamdan saymazlar. Yoksa ben yapar, parayı da paylaşırdık. -İyi söylüyorsun ama Muzaffer, bizim kız: “Ben evde yalnız kalamam; sen geceleri elin evinde bekçilik yapacaksın diye ben sabahlara kadar uykusuz kalamam” diyor. -Ablam da malın gözüymüş ya!-Korkuyor yalnız kalmaktan birader.-Baban ne güne duruyor?-Babam mı? Amma da yaptın [...]
Zıpzıp
- Ne oynayalım?.- Kafakarış.- Daire daha iyi.- Daire, daire...- Haydi öyle ise Hasan, çizedur daireyi. Bir sonbahar günü yağmurun dinmesinden istifade eden mahallenin hemen bütün çocukları meydanlığa koşuşmuşlar, hepsi de ellerindeki zıpzıplarını şıkırdata şıkırdata oyuna koyulmuşlardı. Bunlardan üç kişilik bir küme de daire oynuyordu. Bu üç kişiden bir inhisar (tekel) müdürünü oğlu Yekta idi. Öteki [...]
İhtiyarlık
Şu kelime haline gelmiş vücuda, hayatın ezelî bir nasip gibi taktığı acı ve sızlatıcı fakat gerçek bir isim var: İhtiyarlık.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Gün batarken, güneşin bağrını kaplıyan kül rengi bulutlar gibi yeşil gözlerine çöken sisli morartı, onda da artık bir akşamın doğuşunu duyuruyor bize. Yaşı kaç bilmiyorum. Hem onu anlamıya ne lüzum var?. Yılların seller ve [...]
Kahraman Türk
Fâni bir beden çalısı üstünde sallanan şu bir külçe kemik yumrusu başta, güzel ve haklı olan için bir iman yangını tutuşturamıyacak kadar ateş yoksulluğu varsa, insaniyetin de iflâs borusu ötmüş demektir. RÜŞTÜ ŞARDAĞ "Bir milletin karakteri, fikir ve sanat eserlerinde akis bulmalıdır." nazariyesine uyarsak, bizde, sanat eserlerinin özcüğü diyebileceğimiz zübdesi, kahramanlık üzerinde toplanmak lâzımgelir. Saint Simon'un [...]
Çavuşlar, ağalar ve dedelerin ışığındaki Türk musikisi
Neslimizi; Arif Bey'den önceki şarkılara ve Çavuşlar, Ağalar ve Dedelerin ışığında tetkik edilecek Türk musikisine doğru eğmeliyiz. Çünkü hâlâ sırtı yere gelmez besteler, çünkü hâlâ tarihin devirlerini tabaka tabaka yarıp, beşerî bir kıymet halinde ebedîliğe doğru akıp giden eserler oradadır.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Edebiyat, heykel, musiki ve resim neden insanlığın tarihi ile yaşıttır? Çünkü adam evlâdı zaman [...]
Halk şiirlerinde vatan duygusu (IV)
Padişah devri.. Zaferlerin birbirlerini takip ettiği, fakat felâketlere de ölçü olmıyan devir.. Tek insan arzusunun putlaştırıldığı asırlar.. Git gide sükuta başlıyan, düşen kırılan imparatorluğun haysiyeti.. Halk şairi, bazan bu vatan üstünde geçen hâdiseleri ne yaman tespit eder. Şair mağlûbiyetli muharebe yıllarına şahit olmuştur. Kimbilir hangi korkak veya mütecennin (deli) hükümdar sarayına kapanmış, hâdiselere karşı gözleri [...]
İki yeni kitap
Zuhurî Danışman (1902-1972) Elimde bir kitap duruyor; Ankara üçüncü orta okul müdürü Zuhûri Danışman'ın "Bir Muallim Konuşuyor" adlı eseri. İkinci cildini de sonradan neşredeceğini haber veren müellif bu ilk eserinde yeni bir hatıratçı vuzuhiyle karşımıza çıkmıştır. Reel dünyadan alınmış ve hayal kanevasıtaslağı içinde düzene sokulmuş telif pek çok eserler yazılmış olmasına rağmen Ahmet Rasim'den beri [...]
