Muhib’in Şiirleri

"...gönül hokkasına banarak, hatır için kalem kullanmadığımızı tüm dostlarımız bilir."RÜŞTÜ ŞARDAĞ Dilimde tüy bitti, daha doğrusu dilimizde; sevgili eşiyle birlikte, "şiirlerini topla" diye diye. İş Bankası'nın Türk kültürünün gelişmesine katkıda bulunan uğraşları arasında, Dıranas'ı hizaya getirmek bir zafer sayılır.  Muhip'le pek sıcak başlamayan tanışmamız, kısa süre sonra otuz yılı dolduran gerçek dostluğa dönüşmüştü.. Ahmet Muhip [...]

Evren Türküsü

Binbir gece masallarının çocuksu anlatımı içinde, insanoğlunun macerasını dile getiren "Evren Türküsü", zamanımızda, bir gerçek şiir aşamasıdır; görebilenler için. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Nahit Ulvi Akgün(1918-1996) Öyle konular vardır ki artık onları yeniden ele almak bir bakıma gereksizdir. Birinci dünya savaşından önceki Rus-Japon çarpışmalarında, Japonların Rusya'yı yenmeleri Gustave Le Bon'un, beyaz soyun sarı soya, her zaman üstün geleceği [...]

Doğu’da Baskı, Korku, Sindirme

Tarih ve coğrafyasal ortamlarını, önceki yazılarımızda çizdiğimiz doğunun, kişilere hazırladığı karakter ve özellikler nelerdir? Bunu belirtmeye geçmeden önce, kan, zulüm ve yalan dinlerin desteği ile beslenmiş istibdat rejimlerini izlemek gerekecek.  Türkler Tarih babası Herodotes'un, "Targitaos" ve İbrani kitaplarının Tograma dediği Türklerin, Asya'nın en büyük ve ünlü milleti olduğu besbellidir. Tarihin en eski zamanlarında Ceyhun ve [...]

Tarih ve Coğrafya Teknesinde Doğu

Fransız ansiklopedilerindeki "L'Orient" ve "Levant" sözcükleri, önceleri genel olarak Asya parçasına ve onun batıya uç ermiş yönüne takılan addı. Sonradan Mısır da kıtanın içine alındı. Bu son şeridin katılması, coğrafyadan çok, tarihsel etkilerin zoruyladır.  Bugün doğu deyime, artık, geçmiş yüzyıllar içinde en eski ulusların yer aldığı ülkeler dizisi düşünülüyor. Uzak, yakın ve Ortadoğu halinde, üç [...]

Doğu, Bu Bilinmiyen…

"Rüştü Şardağ arkadaşımız, doğu edebiyatı, sanatları ve tarihi ile ilgili yirmi yıla yakın incelemelerinden, doğu ülkelerinde ve yurdumuzdaki izlenimlerinden de esinlenerek 'Doğu nedir?' adlı bir kitap hazırlamaktadır. İlk kez dergimiz, bu ilginç görüşlerden okuyucularına bazı bilgi ve örnekler vermektedir."  Doğuyu tanıyabilmenin, onun toplumsal yapısını, bilim, sezgi ve bilgelik yollariyle açık seçik görebilmenin olanağı bulunsaydı, binlerce [...]

Karakurt Olayları ve Zincirleme Günahlar

Her mesleğin güç durumu ve yapısı düşünülerek birçoklarına hükümetlerin, rejimlerin veya iktidarların değiştiği devirlerde maaş zamları yapılır veya ödenekler ayrılır. Öğretmen düşünülmez. Bir şehri resmi protokolünde, her meslekten insanı yırda faydalı olacak şekilde yetiştiren öğretmenin temsilcisi, davetliler arasında yer bulamaz. 1923'ten bu yana Türk köylüsü, köyde okul öğretmenine değil, din hocası adı altında dinimizin ne [...]

Türkçe Kelime Üreme Yolları*

Dilimizin büyük bir devrim içinde bulunduğu bu sırada Türkçemiz ve onun dil bilgisi üzerinde yapılacak olan bütün çalışmaların, gösterilecek bütün çabaların her Türk aydını için büyük bir sevinç sebebi olacağı şüphe götürmez. İşte sayın Galip Pekel'in eserini de bu bakımdan büyük bir memnunlukla karşıladık. 105 yaprağı aşan ve bir çok eklerin yardımıyla Türkçede üreyen kelimelerin [...]

İkinci Plânda Gelenler

Ne çokturlar!.. Her sanat kolu için olduğu gibi edebiyat için de onların varlığını kabul etmekten neden çekinelim! İlk sanat belirtilerinden biri basamak basamak, kudretli sanata varış yolunda dizi dizi, sıra sıra, derece derece yer aldılar. Edebiyat, dünyanın her bucağında en büyük ustalar yanında, çok sayıda onları da tanıdı. Herhangi bir derece içine sığdırılamayacak olan piyasa [...]

Bizde Nesil Meselesi

Yayın hayatımızda, edebiyatın genç yolcularıyla bıyık altından, göz ucuyla veya bir karış açılmış ağızlarla alay eden bir hayli kalabalık kimselere rastlamaktayız. Bütün medenî insan topluluklarında, gençler kendilerinden eski nesle bazen çirkin şekillere kadar varan saldırışlarda bulunurlar. Eski diye ne varsa hepsini ölmüş, modası geçmiş bilir veya üzerinden her ne sebeple olursa olsun bir sünger geçirilmek gerektiğini [...]

Kardeşlerimin Destanı’ndan (Şiir)

Acı bir şey mi dersin, ağlayan yoldaş olmamız bizim?Hep acınmaz kimseler mi olsak; keşke Tanrım, keşke olsak..Güneşe yükselmedikse eğer, bu sevimsiz toprak üstüneDaha mı iyi sanki düşün, duygusuz otlar gibi olsak. Kopuk kanatlarla karlara düşen kuşlara yanmak; Ağlamak, içli bir kalp gibi güze küskün ağaca; Kuşları görür, insana kör merhamet neden?Saflarda açılan gedikler kaça mal oldu kaça? [...]