Ya bunlar hükümdarım, ya bunlar?

Geçen gün “Fareler ve İnsanlar” ın son temsilinde elemle düşündüm. Bizde sanat, ne zaman nasibini küçük insanlarda arayacak? Öripides’in bir trajedisinde geçer sanırım: Kral, sarayının muhteşem dekorları ve maiyeti arasında nutkuna şöyle devam eder: Bu lüks, bu debdebe! Yazınız şairler, bunları yazınız! Bu sırada kâhin, köşede büzülmüş olup âdet üzere halkı temsil eden kalabalığı göstererek [...]

Turist satıyorum

Akıllı kimseleriz vesselâm! Yeni bir fikir ortaya atılmaya görsün, hemen onun havasına uyuveriyoruz. Geçen gün Kemeraltı çarşısında elinde sakallı ve bastonlu bebekleri zıp zıp havaya zıplatıp duran bir adam gördüm; avazı çıktığı kadar bağırıyordu: -Turist satıyorum, turist! Gerçi bitpazarlarında, eski kapalı çarşılarda nice akla hayale gelmez şeylerin satıldığını biliriz. Seyyahı satmak fikrine ise bayıldım doğrusu. [...]

Yumurtanın sarısı

Dört gün oluyor ki yediğim bayat bir yumurtanın sarısıyla zehirleneyazdım. Beni bu kadar zaman okuyucularımdan ayıran firakın bir fıkra mevzuu olmasına bilmem şaştınız mı? Düşündüm, bayat olan, sahte ve kalp olan hatta bu vasıflarıyla bizi zehirleyip duran şey sadece yumurtanın sarısı mı? Hele evvelsi günkü İstanbul gazetelerinde, karışık ve kalitesi düşük yoğurt sattıkları için üç [...]

Göğe çekilen bayrak

Dün seni gök yüzüne yükselmiş gördüm Ay Yıldızlı bayrağım. Hoş zaten yüksekte olmadığın gün var mı ki? Mavi atlastan semayı şilte gibi altına sermiş, o hiç solmayacak nurla pırıl pırıl ışımadaydın. Tabiatın bu pek seyrek görülen havaî cilvesini caddede çocuğumla seyrederek giderken düşündüm ki fakir, zengin, çoluk çocuk, bayrağına delice bir tutkunlukla bağlı bulunan halkımızın [...]

Sallanma sevdiğim

Dün bizim denizde, kendine has gizli meltemlerden biri vardı. Konakta otobüs beklerken can sıkıntısıyla rıhtıma doğru yürümeye başladım. Birden gördüm ki deniz, kıyıya bağlı kayıkları bir o yana, bir bu yana sallayıp duruyor. Durdum. Ona ezelî bir âşina gibi içim sevgi dolu baktım. Kayıkları bin bir öpücüğe boğarak okşuyordu. Avare geçen beş on dakika beni [...]

Yedikleri nane

Türk musikisi meyhane musikisidir. Türk musikisi ıslâha muhtaçtır. Türk musikisinin tekniği Bizans'ındır. İşte zaman zaman musikimiz hakkında, bir lâftır etmiş olmak için söylenen sözler. Yıllarca çeşitli sütunlarda yazdık; söz düştükçe konuştuk, yine de söyleyelim: Musikimizin meyhane musikisi olduğu hakkındaki hükmün dayandığı çürük temeller şunlardır: Alaturka denilen Türk Müziği, Hacı Arif Bey'den bu tarafa, açılan şarkı [...]

Unutmuş

İstanbul'da bir adam mahkemeye baş vurarak kendisini terk eden karısından dâvacı olmuş. İşte ifadesi: “On beş sene sonra beni sebepsiz bırakıp gitti. Lâf değil, on beş sene bu; hiç mi hatırımız yoktu? Vefasızlığından yana şikâyetçiyim.” Bilmiyorum, olay gerçek mi? Yoksa bir gazeteci esprisi mi? Belki de adam zarif ve nüktedandır. Yalnız, gerçekse düşünüyorum, eğer yargıç [...]

Vatan sağolsun

Memleketten, askerî bir değiştirme birliği, bu yurt için ve çilesi dolmamış insaniyet için savaşa gidiyor. Onlar, kardeşlerinin Kore topraklarında yazdığı destanı tamam etmek üzere yola çıkarken, düşmanı can evine gelmeden önce tepeleyen kahraman gazilerimizden bir kısmı da aziz uzuvlarında şan ifade eden eksiklikler, öpülesi alınlarında zafer hâreleri yurda dönüyorlar. Gidenler ve dönenler sadece Türk adındaki [...]

Yerli filmlerimizden yana…

Geçen gün yerli filmlerimizden birini seyrettim. Üç senedir gittiğim de yok ya, belki bir tekâmüle ulaşmışızdır diye beslediğim ümit de havaya uçtu. Bütün yerli filmlerimize yapışan demirbaş mevzu onda da vardı: Bir köylü kızı ile, şehirli delikanlı tenhada buluşurlar. Tabii sıp diye âşık olacaklarının resmidir. Netekim böyle de olur. Amma işe bir açıklık sebebi karışmalı [...]

Köy, yine köy…

Haber aldık ve okuyoruz: Hükûmet sulama işlerine, köy yollarına harcanmak üzere ayrı bir tahsisatla faaliyete girişmiş. Terakkimiz için teşebbüslerin en isabetlisi budur bizce… Köyümüzün kaderi gerçekten alabildiğine talihsizdir. 1945 senesinde yaptığım geniş bir Anadolu seyahatinde Burdur Vilâyetine de uğramıştım. Melli nahiyesine vali ile birlikte giderken saatlerce süren bir ormanlık yerle karşılaştık ki safîha halindeki kayalardan [...]