“Kitap verilenlerin yemeği size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan özgür ve namuslu kadınlar, sizden önce kitap verilenlerin hür ve namuslu kadınları zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve geleneksel harcamalarını yaptığınız takdirde size helâldir.” (Kur’ân, Maide Sûresi: Âyet 5)
Akıl ve Kur’an Âyetleri
Daha ilk yazılarımızda gözler önüne serdiğimiz İslâm uygarlıkları, temelden hep Tanrı’nın en büyük vergisi olan akla dayanır. 2310 yıl önce Aristo vardı ve aklı o da tahtına oturtmuştu. Fakat ona dinamizmini veren, uygulama alanındaki gücünü Kur’an'dan alanlar, ilk Müslümanlardı. Thomas Edison da bugünkü bilimsel uğraşılara, evrimlere, teknik ilerlemelere olanak hazırlayan ilk bulgucu, ilk büyük akıl. [...]
Kur’an ve İslâmlık akla dayanır
Hz. Muhammed’in, Kur’an'a ve akla uyan bir Hadis’i ne kadar açıktır ve aklın zaferini, dinin ve insanlığın zaferiyle bağdaştırır: “Bir insanın, insanlığı yoksa dini yoktur; aklını kullanmazsa insanlığı yoktur.” (Ûsul-i Kâfi, c: 2, s. 19)
İslâm dininde sosyal adalet âyetleri
Sosyal adaletten kaçan kâfirle eşittir. Peygamberle özel bir konuşma mı yapacaksın; yine yoksula yardım. Her şeyde, her şeyde sosyal adalet! Yalancı komünist çığırtkanından, yoksul tabakalara arkasını çevirmiş, duygusuz, sömürücü zenginden esin ve işaret beklemeye gerek yok ki!... “Ey inananlar! Peygamberle özel olarak görüşeceğiniz zaman, bu konuşmadan önce yoksullara sadaka verin. Bu, sizin daha iyi ve [...]
İslâmlıkta sosyal adalet
İslâm dininde reform gerekir diyenlere, bundan sonraki yazılarımız kanıtlayacaktır ki, reform istemek, Kur’an'ı değiştirmeye kalkmak bile bile yapılıyorsa, küfre sapmaktır. Çünkü Tanrımızın pek çok yerde yinelediği buyruklara göre, kutsal kitabımızın hiçbir âyeti, sonsuzluğa dek değiştirilemez. Orası öyle ama zaten Kur’an’da pırıl pırıl nurlanmış olan o reformist yapıyı neden görmüyoruz? Gerçek anlamı içinde bilimsel ve aydın [...]
Sosyal adalet için Tanrı âyetleri
"Sadaka, sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz." (Kuran, Al-i İmran Sûresi: Âyet 92) “Yetimlere mallarını verin. Temiz yolu, pis bir yol ve tutumla değiştirmeyin. Çünkü bu, büyük suçtur." (Kur’an, Nisa Sûresi: Âyet 2) Bugün ahkâm-ı şahsiye hakimliği, yetimlerin ergin olmayanlarına vasilik edenlere, yoksulsalar ufak bir maaş hakkı tanır. Zenginseler ücretsiz olarak bu işi yaptırır. Medeni Kanunun [...]
İşte Allah’ın sosyal adaleti
İslâm dini ve sosyal adalet
İran ve İslâm Türk devletlerindeki Kervansaray düzenini bilmeyenimiz pek azdır. Uzak kentleri birbirine bağlayan; kuş uçmaz, kervan geçer çöl, ova, bozkır ortalarında bir şefkat umudu tüttürerek yanan bu kuruluşlar kendisine; gecelemek, dinlenmek için uğrayan iş adamlarına, iş arayan yoksullara, memleketine dönen gariplere açıktı. Müslümanların yıkanma, yeme, içme, uyuma ve güvenlik altında ertesi gün yola çıkmaları için hayırsever zenginler tarafından yaptırılmış, döşenmişti. Onların buyur ettiği yoksul olan ve olmayan konuklar ertesi günü, dünyada hiçbir servetin karşılayamayacağı bir ücret öderlerdi… “Allah razı olsun!”
Pişman olanları Allah bağışlar
Allah, sevgili Allahımız, engin bir şefkatin ve hoşgörünün sahibidir. Malından, fazla servetinden yardım etmemekte ısrar eden zenginle, inatçı ve tövbe bilmez kâfirin ve kasden adam öldürenin dışında, her iman eden kuluna bağışlama kapısını açık tutmuştur.
İslâm tasavvufu ve Avrupa
İslâm'da tasavvuf ve tasavvufçunun hali; “Temiz kalp sahibi olmak, yoksulluğu, haksız ve haram zenginliğe üst tutmak, her çeşit azgınlığı beden ve ruhlara haram kılmak” gibi nitelikleriyle tasvir edilmiştir. Geçmiş yüzyıllarda “Şeriat” diye bağırıp tasavvufa çatan bazı din adamları ne kadar Kur’ân'a bağlı iseler, tasavvufçular en az onlar kadar kutsal kitabımıza bağlıdırlar. İslâm tasavvufçuları, kendilerini yavaş [...]
