‘Dostluğumuz harcanıyor’ Cumhurbaşkanı iken dilinden yavan, tatsız ve yaraşıksız sözler hiçbir gün çıkmadı ki emekli olduktan sonra çıksın. Bizim naçiz şahsımız, bir partinin siyasal yapısı içinde barınamayacak kadar politik bir beceriksizlik içindedir. Bu yüzden Meclis’teki geçen dönemi de bağımsız kapattık. Sevdiklerimizi eksiltmemeye, hep çoğaltmaya çalışmışızdır. Büyük Ali’nin bir tümcesi, yaşam boyu kılavuzumuz oldu: “Düşmanınız tek [...]
Ben, ben, ben…
İşte Allah’ın hiç sevmediği, hoşlanmadığı yaratıklar… İşte benciller… İşte yaptıkları yalan değil, doğru şeyler olsa da övünenler… Allah’ımızın insana verdiği değer çok büyüktür. İnsan Allah’ın halifesidir. Uzaylarda, uzak gezegenlerde yaşayan, bedenleşmemiş, sadece arı duru ruh kalmış olan meleklere, insansı yaratıklar döneminden sonra gelen ilk insan Hazret-i Âdem’e tapmaları için buyuran Allah’ımızdır. Bu nedenle insanoğlu, yaşamında [...]
Alevi konusu
Yıllardır savunduğumuz bir konunun, Alevi-Sünni konusunun gerçekleştiğini görmek, ağır hasta olduğumuz bir hastaneden, şu satırları yazmamıza neden oldu. Zati yanlıştı tutulan yol. Bilgi eksikliğine dayanıyordu. Be eksikliktir ki Cem Evi'ni, Sayın Belediye Başkanı'na yıktırdı ve bunu da güzelim Müslümanlık adına yaptırdı. İstanbul'a ilk giren yiğitlerin bir uç beyi Karaca Ahmed Sultan'dır. Onun yerleşim yeri de [...]
Güzel şeyler oluyor
Sayın Cumhurbaşkanımız Macaristan'a, eski Engerus'a gitti. Dünyanın, genişleme, saldırı dönemlerini yaşadığı yıllarda bizim de yaşama mücadelemiz zorunluydu. Katoliklerin, kendileri gibi Hıristiyan kardeşlerini boğazladığı dönemlerde Osmanoğullarının, önce vurulmamak için yatığı savaşlar, insanlık çizgisini aşmadı. Kendisine vergi veren, padişaha güzel kızlarından birini sunan devlete, dokunulmadı. Yönetimimiz altında bulunan Hıristiyan devletlerinin ne dinine, ne mezhebine, ne milliyetlerine dokunulmadı. [...]
Ecevit, sağ-sol
Geçtiğimiz haftanın iki önemli konusu : Macaristan-Engerus ve sol-milliyetçi çizgide, Bülent Ecevit. Sayın Ecevit'e Refah Partisi'nin, lavlar saçarak saldırıya geçmesindeki neden dikkatinizi çekmiyor mu? Sayın Erbakan'ın, Sabah gazetesinde çıkan yaşamı içinde, Kıbrıs konusunda sayın Bülent Ecevit'i çiğ çiğ yemeye kalkışı, bir karalamadan çok, bir ürküntünün işaretine benziyor gibi: "Kıbrıs'a ordunun yürümesine ben emir verdim." "Komutanlarla [...]
Şıkıdım şıkıdımlı müziği beğeniyor musunuz?
Hani, günümüzde özel televizyonları saran, gençliği ayağa kaldıran bir müziğin, bazı çeşitlerini biraz eleştirmiştim ya! Bana Beylerbeyi'nden yazan Muzaffer Çakıcı adlı okurum, şöyle özetliyor görüşlerini: "Sayın Şardağ, benim ailem de 'şıkıdım şıkıdım'lı müziği sevmiyor, bir de ad takmış babam: 'Bu, hoppala coppala gidişin adı bir müzik olamaz oğlum; bu gidişin pek yakında bir sonu gelir. [...]
Türkçeye ‘Güle Güle’ mi?
Merak etmiyor musunuz? Özel televizyonlar, devletin TRT’si güzelim Türkçeyi “kışkış” etme yarışında. Buna bazı yazarlarımız da katılmada. Düşünüyorum, dilimiz yetersiz mi? Türk Dil Kurumu’nun yayınladığı “Türkçe Sözlük” neden bize kılavuzluk etmiyor? Çıkardıkları “Türk Dili” dergisinde pek çok yabancı dillerden alıp kullanılan sözcüklerin karşılıkları var. Tanınmış kalem adamı arkadaşlarımızın Türkçe yayınlanmış kitapları, kütüphanelerimizi doldurmada. Önce “basın”ı [...]
Sivas cinayeti, Alevîler ve Aziz Nesin
Türkiyemizin Anadolu’ya yerleşmesine ruh ve mana katan Hacı Bektaş Veli ve bazı İslâm ulularıdır. Sünni - Alevî ayrımı gülünçtür. Hristiyan ve Mûsevîlere türlü mezheplere kucak açan bu devlette Alevî düşmanlığı yaratmak gülünçtür. Madımak Oteli cinayeti bir faciadır. Bu yıl, bu utançlı tabloyu hafifletmek için Hacı Bektaş’a giden ilk Cumhurbaşkanı Demirel’in göstermek istediği birlik tablosu anlamlıdır. [...]
Ne umut var ne hayır
Bir okurum, bu dizeyle başlayan defter dolusu "şiir" yollamış; "Sayın Şardağ, beğenirseniz, adımı yazabilirsiniz" diyor ve ekliyor: "Ben halk ozanlarının yolundayım." İzmir adresime postalanan kitaba dönüştürülmüş, ya da kağıtlara dökülmüş şiirler pek yüklü. Okuyucularımın, İstanbul-Milliyet merkezinden paketlenip yollanan mektupları da kümü kümü. Yanıtlayamıyorum. Gücüm haftada bir günden fazlasına yetecek durumda değil. Buna karşın şiir, resim, [...]
Hayriye Hanımefendi ve İzmir’de iki otobüs şoförü
Evet, Hayriye Hanım'ı size anlatmaya çalışayım. Yakın dostumuz Hayriye Sakman Hanımefendi, beni beş yaş aşkın, seksenikisine ulaşmıştır. İstanbul'un imbikten geçmiş saray eğitimi, konuşmalarına, tüm davranılarına tatlı mı tatlı bir incelik halinde sinmiş bulunuyor. Eşini kaybedişi üzerinden yıllar geçmiş, evceğinde tek başına yaşar olmuştur. Vücudunun her organından zaman zaman hissettiği sızılarını gizler. Onun tatlı dili başkalarının [...]
