Evvelki gün bizim gazetede başyazı sütununda çıkan “İdrâk Âlemi” adlı yazıyı her halde okudunuz. Nereden gelip, nereye gittiğimizi kâinatın felsefî ışığı altında bilmem kaçıncı defa soran doktor Hüsamettin Petek, Türk edebiyatında yeni bir yazı janrı getirmiştir. Onu, İzmir Radyosu’ndaki konuşmaları ve bizim gazetelerdeki yazıları ile tanıyanlar, karşılaştıkları mevzulara bakarak şaşkına dönüyorlar. Namus, Pırlanta, Eşek, Bayram, [...]
Etiket: ahmet rasim
Edebiyat ve Halk
İçtimaî durumları bakımından çoğu zaman silik kalmış fakat hizmetleri büyük olan halk yığınları bütün geçmiş çağları adsız çiçeklerle bezediler. İlk Asya kurultaylarında can veren onlardı. Zalim sanattan nişan veren ehramların altına, çalışmaktan tükenmiş vücutlarının çürük kemiklerini bırakan onlardı. Yunan'ın Agora meydanlarında asırlar boyu halk çığrıştı. Medenileşmiş ilk sosyete düşünücülerine konu, ilk din ulularına sevgi kaynağı, [...]
Espri fıkaraları
Mizah dediğimiz şey, milletlerin ruh yapılarına göre değişiyor, meselâ bir İrlandalının cevval zekâsı ile, İngilizin donuk mizacı, hele Fransızın kıvrak ve oyunbaz tavrı arasında mevcut farklar, esprilerinin çeşnisini de değiştirir. Bu sebeple İngiliz edebiyatında mizahın daha çok "humour"a yani tatlı kalem yaralarına, acı gülümsemelere kadar uzandığını görüyoruz. O, Fransada daimi bir tebessümdür. Amerikan mizahını sinemalarda [...]
Edebiyatımızda Münakaşalar*
Mustafa Nihat Özön(1896-1980) Edebiyatımızda münakaşalar mevzuu en mücerret [soyut], tetkiki en zor, dolayısıyla en çok emek isteyen edebî meselelerimizden biridir. Böyle bir işi marazî denecek kadar titiz bir çalışma hassasiyetine malik bulunduğunu yakından tanıdığımız değerli edebiyat tarihçimizin ikinci ve üçüncü derecedeki ellere düşmeden üzerine alıp başarması bizi ziyadesiyle memnun etmiştir. Bu eser bizde (mebhusetülanha) [daha [...]
Ahmet Rasim
Ahmet Rasim(1864-1932) Sanki vakit vakit, düz, çakıllı, bataklık topraklar üzerinden geçerek ilerleyen bir çay gibi ve bu çayın muhtelif tabakalar üzerinde uğradığı değişmeler gibi, o da değişik duygular ve ifade güzellikleri içinde yürüyüp gitti. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Rasim'in hangi kitabını okursanız okuyun, muhakkak aynı kardeş hisleri duyacaksınız. Ben onu hiç tanımam, remini bile görmüş değilim; fakat bugün, [...]
Fıkracılığımız üzerinde
Fıkra sanatı, ne yalan söyliyeyim, hâlâ bizde anlaşılmış değildir. Küçük pasajlara fıkra deriz. Uzun sütunda yazılmış günlük yazılara fıkra ismini veririz. Aktüel safhaları aşarak herhangi bir sahadaki -edebî kalmak şartiyle- hususi bir yazı tarzını fıkra nevine sokarız. Nihayet bizim için müsahabenin, her çeşit cronique yazıların ayrı ayrı hudutları çizilmiş değildir. "İşaretler", "Fıkra", "Günden güne", "Edebî [...]
Mahalli Edebiyatımız I/Nesirler
Mahalli eserler, getirdikleri bin bir koku ve ışıkla yurt bahçelerinden gönüllerimize açılmış pencerelerdir. Rüştü şardağ İş bölümü, edebiyat tarlasına da çeşitli tohumlarını saçtıktan sonra, sanat eserlerinin cins cins filiz verdiklerini gördük. Mahalli edebiyat, (Litterature regional) bu tarlanın en cana yakın bir bitkisidir. Yıllardan beri şu "bizim edebiyatımız", "milli edebiyat", "yerli edebiyat" patırtıları arasında gürültüye giden bu [...]
Ahmet Rasim
Ahmet Rasim (1964-1932) ÇUHA keseden çantası omuzunda asılı, annesinin boynuna atılıyor: - Anne, anne! Komşumuz Seher Teyze’nin evinden geliyorum. Hani çocuğu sünnet oluyor ya o işte. - Oğlum, ben onlarla konuşmam ki… - Ben konuşuyorum ama, dinle bak! Hasan’ı gördüm, cıyak cıyak bağırıyor. Annesi “benim ton ton oğlum” deyince “ton ton isterim” diyor. “Fidan oğlum” [...]
Ahmet Rasim
Ahmet Rasim Bey (1864-1932) Bu başlık her şeyden önce akla şöyle bir düşünce getirebilir: "Rasim okunmuyor mu?" Belki bir hakikati ifade etmiş olacağım: Okunmuyor. Çağ çağ, hattâ ölümlerinden sonra bazı kimselerin okunmayışı değersizliklerine kati bir işaret olmasına da herhalde kıymetleri hakkında insanı şüpheye düşürmekten alıkoyamıyor. Buna rağmen ben Ahmet Rasim'in okunması lüzumunu anlatmaya çalışacağım. Gözünü [...]
