Arap medeniyetinde camiler şerefesizdi. Bizans'ta kubbeler biraz mahaddepçe idi. Biz hem kubbeli, hem minareli camiler yaptık, Şark'tan da Bizans'tan da tesir aldık. Ama İstanbul semalarına uzananlar bütün dini mâbedlerimizde bir Türk üslûbu yaşamaktadır. Süleymaniye'nin kubbe saçaklarını, geceleyin denizi yakan yakamozlar gibi karanlık, loş ve mor ışıklara boğan o harika çiniler Konstantiniyye'nin Türk'ten yediği ebedî damgalardır. [...]
