Dün, yeni boyanmış gıcır gıcır bir otobüste, şoförün yanında giderken, cilâlı direksiyon üstünde çakı ile hafifçe çiziktirilmiş bir yazı gördüm. İsmini söylemiyeceğim; şöför, sanki kaybolacak bulunamayacakmış gibi kendi numarasını ve adını o güzelim direksiyona hâk edivermiş. Kordon boyunca giden otobüs yolculuğum sırasında kendime iş edinebilmiş, kalemime mevzu bulmuştum Biz tahripten neden çok hoşlanıyoruz? Gerçi Rousseau’nın [...]
