Felsefe, Baykal ve sol

Bazı gazetelerde okuduğum, birbirinin tıpkısı laf: -“Baykal’ın felsefesi.” “Var mı, yok mu?” diye sormadan önce, son zamanlarda iyice mıncıklanıp cıcığı çıkarılan şu felsefe sözcüğü üzerinde duralım. Bazı yazarlarımızda rastladığım, “Baykal’ın felsefesi” ne menem bir şey bilemiyorum, ama hemen herkesin ağzında bir felsefe şapırtısı: -“Vergi sistemindeki felsefeyi kavranmak gerekir.”-“Terörle uğraşmanın felsefesi”-"Partimizin felsefesi”-"Güzelliğin, cinselliğin felsefesine varmak gerekiyor.” [...]

CHP’yi düşünürken

Batılı bir dünyanın ortasında Türk solunu düşünüyorum: Yıllarca hep “sol sol sol” diye ayak vurdular. Arada bir “sağ” deyiverseydiler ya! Hep: “Sol sol sol” Halbuki solcu, sosyal adaletçi Avrupa’da, en son Fransızlar olmak üzere tüm komünist partiler, Sovyet fanatizminden, hatta bir çeşit Sovyet faşizminden koptular; iyice yumuşadılar. Öte yandan sağ partiler de uyanıp “sağ, sağ, [...]

Türk Türk Türk

Sovyet Bolşevizminin yıkılmasıyla birlikte Türk kökenli uluslar, milliyetlerini ve dinlerini kaybetmemiş olarak pıtrak halinde fışkırıverdiler. Basınımız, başta Azerbaycan olmak üzere Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan’a öteki soy kardeşlerimize ulaştılar. Hükümetimiz; Cumhurbaşkanı, Ana muhalefet lideri ve Sayın Ecevit sevgi dalgaları halinde, Türk bölgelerine yaklaşan Çin sınırlarına kadar uzanan ulusdaşlarımızla birlikte şu satırların sahibi de mutluluk içinde. NEDEN [...]

Allah yoksul, zengin ayırımı yapar mı?

Belçika’daki okuruma:Allah yoksul, zengin ayırımı yapar mı? Sayın Özal’a dokunuşlarıma üzülen, beni de çok seven A.S. adlı okurum, Belçika’nın, Brüksel kenti, Alsas bölgesinden gönderdiği mektubunda şu görüşleri özetliyor: “Sayın Şardağ, kaleminize hayran olmasam, size bu sevgi dolu mektubu yollamazdım. Özal’ın da her insan gibi yanlışları olabilir. Ama Türkiye’ye dışarıdan bakıldığında ne çok mesafe alındığını görürsünüz. [...]

Sosyal demokratların yazgısı ve Baykal

Türkiye sosyal demokratlarının yazgısını düşünüyorum. Aklı başına gelen en son Fransız komünistleri olmak üzere tüm Batı komünist partileri, Kızıl Rusya’yı görkemli görünen dönemlerinde silkeleyip attılar. Sosyalist ve türlü adlar altında renklenen ve saf tutan sosyal demokrat partiler de Marks’ı sol açıklarına, liberal devlet yapısını sağ yanlarına alarak çoktan yapılandılar. Ama bizim Sosyaldemokrat Halkçı Partimiz, dayandığı [...]

İki başlı sosyal demokratlar

Sayın İnönü ile Sayın Ecevit’in başlarını çektiği iki parti, kendileri, “ayrımlı durumdayız” deseler bile hemen hemen aynı görüşleri paylaşır. Bu iki partinin halini düşünüyorum…”Ya öteki partilerin hali? Bunları es mi geçeceksin Şardağ.” Hayır zaman erişince onlara da bir yansızın gözü ile değineceğiz. YANSIZ DEYİNCE Sakın yanlış anlaşılmasın, çünkü aydınlarımızın, hele kişilikli olduklarından kuşku duyulmayacak olan [...]

SHP’deki çarliston

Sayın Ecevit’le dostuz. İsmet İnönü’yü, iktidardan düştükten dokuz gün sonra bir başyazı ile övenlerdeniz. Sayın Erdal İnönü’ye, ağırlığı babasından ve de kendisinden gelen bir saygı ile bağlıyız. SHP’nin başına gelen bugünkü olaylara, Milliyet’ten önceki bir gazetenin sütunlarında değinmiştir. NASIL DA ÇABUK UNUTUVERDİK Namuslu, çalışkan ve iyi niyetli Bülent Ecevit’e karşı, “istemezük”çülüğe soyunduklarında, Sayın Baykal ve [...]

“Kürt” sorunu

Dilim varmıyor “Kürt” demeye. Bu nedenle sözcüğü tırnak içine aldım. SHP’nin hazırladığı Güneydoğu raporu ile birlikte konu iktidar ve ana muhalefet arasında kavga nedeni oluşturdu. Raporu, madde madde, bütün ayrıntılarına kadar görmüş değilim ama basınımızın baş sayfalarındaki haberler arasında, her gün ANAP’la SHP, bu konu yüzünden itişip kakışıyorlar. Demirel ve Ecevit susuyor Dikkat edilirse bu [...]

Ezil babam ezil!

İşçi ve memurun yazgısı bu! Bunu, yeni başlamış sanmayın. İlk talihsizlik, sözlük anlamından geliyor: “Emir altında olan kişi” demektir memur. “Bu görevi yerine getir!”“Baş üstüne efendim!” Buyurulan işler, sık sık, yasaların dışına da taşabilir. Memurun, amirinden ya da bakanından aldığı buyruk, bazı kez yasa dışı olabilir. O zaman, müsteşarına veya bakanına, memurun, “Baş üstüne bakanım, [...]

İmamların sayısı mı, İslâm’ın gerçeği mi?

Geride bıraktığımız haftalar içinde devlette önemli görevler yüklenmiş olanlar arasında bir tartışma izledik. İmam hatip okulları hangi dönemlerde ve kimler zamanında çoğaldı? Özellikle sayın Evren Paşa ile sayın Ecevit arasında ağırlık kazanan bir tartışmaydı bu. Evren Paşa, kendi zamanlarında bir tek imam hatip lisesi açtırmadığını, gericiliğin Ecevit döneminde yaygınlaştığını söylerken, sayın Ecevit bunun tam tersini [...]