Kadın Başbakan ve ille kadınlar

Sayın Tansu Çiller, Başbakan oldu. Sevinecek olanları teker teker saymaya ve düşünmeye çalışalım: Kendisini ilk keşfeden Süleyman Bey. İstanbul başta gelmek üzere yurdumuzdaki tüm Doğru Yol Partisi delege ve üyeleri, yıldızlamalarını her gün havalardan kaptıkları nemlerle değiştirseler bile ille de Çiller demek isteyen basın… Daha da sayabiliriz, bizce en çok sevinenler, yurdumun kadınlarıdır. Çektikleri çileler [...]

Müzik dünyamız

Amatörce bazı besteler de yapmış olan Şardağ'dan, yeni müzik dallarına, karşı çıkma, ya da sevgisizlik bekleyeceğinizi sanmam. Hoşgörü, hem o en yüce Kuvvet'in bize buyruğu, hem insan olmanın gereği değil mi* Dünyayı oluşturan büyük ulusların müzikleri de büyük olagelmiştir. Bu musikiler sonradan okullaşmıştırlar da. Batı'da birbirini etkilemelerine karşın, melodik dünyalarını okullaştırmış olan bir Alman, Rus, [...]

Hasan Pulur anımsatınca

Ben sevgili Pulur'un, günlük olayları süzüp süzüp içinden, unutulmaz çeşnide dersler çıkarışını çok eski yıllardan tanırım ve severim. Naçiz şahsım ve eserlerim hakkında yazdığı birkaç güzel yazı, gönlümün en saygınlıklı köşesindedir. Geçen pazarki yazısında, Sayın Hıfzı Topuz'un Paris anılarını içerik kitabına aldığı anıları bize iletirken Nazım Hikmet hakkındaki bölüm, bende de bazı anıları uyandırdı. Pulur, [...]

Şiirin de sırası mı?

Yüzlerce okurumun birikmiş mektuplarını yanıtlamak sağlığım ve gücüm bakımından da olanaksız. Ama bazıları çok ilginç. Sözgelimi bir okurum, bir yıl önceki yazıma dokundurarak soruyordu: "Şardağ, diyorsunuz ki (Atatürk'ün devrimleri Kur'an'a aykırı değildir.) Peki öyleyse onlar devrim değildir" bu mektup da inşallah bir gün yanıtını alır. Ama bir iki kez şiirden söz ettiğim sıralarda yine bir [...]

Dergilerde şiir

GENÇLİK ve olgunluk çağımın Nouvelle Litteraire’inde, Julien Benda, sevdiklerim arasındaydı. Bir baş yazısında şiir için ne diyordu; “Renk renk, anlamca derin ya da boş, bunca sözcükler.. Sanki kucak kucak yaz çiçekleri.. Bunları kullanarak değişik yüzyılların insanlarında tıpkısı ateşleri yakacaksınız.” Henüz yirmi üçümde, kendimi tanıtmadan, yaşıtım ozanları tanıtıyorum, Ulus’un edebiyat sayfasında: Cahit Sıtkı’lar, Dıranas’lar, Orhan Veli’ler, [...]

Yavuz bir ozan

Hilmi Yavuz’un son çıkan "Ayna Şiirleri" elimde.. Sevginin son merdivenine çıkmışım; oradan alkışlıyorum. Eski şiir dünyasının bütün özsuyu onda. Onda ama yakalayamaz, bulamazsınız ki! Uzak dağların arkasından size ünler gibidir, dizeleri. Şiirlerine yanıt verme olanağı bulamadığım bir okurum, bana kızmış; mektubunda, “Siz divancısınız” diyordu. Yıl 1944. Ulus gazetesinin edebiyat ekinde rahmetli Orhan Veli, Cahit Sıtkı [...]

Bir büyük ozanın en yeni kitabı

Dostum ve öz kardeşimden farkı bulunmayan Cahit Külebi’nin, Güz Türküleri’ni, anlatılması güç bir kıvançla okuyorum. 1945’li yıllarda Ulus ve Cumhuriyet gazetelerinde kendim, henüz kendimi tanıtmamışken, Ataç merhumdan da önce, çağdaş ozanlarımızı inceleyen, değerlendiren yazılar yazardım. Cahit Sıtkı Tarancı, Külebi, Dıranas, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Orhan Veli, Melih Cevdet için “Bunlar büyük ozanlardır” görüşünü birkaç kez perçinlemiştim. [...]

Şiir Bayramı

İstanbul Anakent Belediyesi bir şiir bayramı düzenlemiş. Geçen haftaki Cumhuriyet’te manşetlik resimler ve geniş haberlerle yansıtıldı. Öteki gazetelerin bir bölümü de katıldı bu güzel habere. “Güzel” dedim, yanlış anlaşılmasın, haberin ve girişimin kendi güzel, ama yönlendirici kurulun kimliği karanlıkta. Bu kurula, Batılı ozanlar da katıldığına göre oradan kimler geliyor? Türkiye dışından çağrılı şairlerin çoğunun ozanlıkları [...]

Şiire ne oldu?

Savaş çılgınlıklarının azıttığı, aynı dine inanan Müslüman kardeşlerimizin iki düşman cephede toplaşmaya başladığı günlerdeyiz. Şu sırada, “Şiir ne diyecek, şair neyi dillendirecek a efendim?” demeyin. Kendisi de ozan olan Şemsi Belli, inat mı inat, “Şiir Defteri” adlı şipşirin bir dergi çıkarıyor. İçindekilerin hepsi şiir, ya da şiir üstüne görüşler… Bu sanat sevgisine, bu “ille de [...]

Bak-Bakma

Günün hangi saatinde olursan ol, hangi durumda bulunursan bulun, zamanı değerlendirmeye bak. Zaman yürümüyor diye durup durup saatine bakma. Ulu Allah, “Ya Muhammed! Kullarıma söyle, dünyayı nasıl yarattığımı öğrenmeye çalışsınlar” buyurur. Gün boyu ve geceleyin, zerrelerden oluşan maddenin dünyasına eğil, yaradılışın gizemlerine bak, uçuşup duran renklerin dış görüntüsüne üstünkörü bakma. Ceplerini, hangi tilkilikle, hangi gasbedilmiş [...]